Bugun...

Ahmet DEMİREL
COVİD-19’LU TÜRKİYE
Tarih: 10-04-2020 10:45:00 Güncelleme: 10-04-2020 10:45:00


   Meğer atılacak ne çok saframız varmış madem kocaman şirket işleri bir yemek masasına, bir dizüstü bilgisayara sığabiliyormuş, neden dikmişiz onca plazayı? Bir eşofman bir terlikle geçebiliyorken yaşam, giyinme odalarına, gradroplara ne gerek varmış? İş toplantıları video konferansla, alışverişler sanal marketlerle, eğitim- öğretim uzaktan yapılabiliyormuş da niçin işe, okula, alışverişe yetişmek, gitmek için bu trafik çilesini çekmişiz, neden tonla egzoz gazı yutmuşuz? Taşıtsız da yaşanabilirken o kadar parayı niçin garajlara kaldırımlara yığmış, yakıta, vergiye, bakıma onca masraf etmiş, trafik kazalarına savaşlardan daha çok kurban vermişiz?
   Madem “olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibiymiş” de niçin hırslarımızın emrinde birbirimizin boğazına çökmüşüz? İçinden araba geçecek kadar büyük petrol borularına değil, bir cihazın hava üflediği küçücük plastik boruya muhtaçmışız oysa.  Özetle nefsimizin uğruna nefesimizden vazgeçmişiz.
   Günler önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Atatürk Havalimanını Pandemi Hastanesi olarak, karantina kliniği olarak önermişti, 1 haftalık sessizlikten sonra Cumhurbaşkanlığı bunu uygun gördü. Tabi ki aklın yolu birdir. Bu mekan İstanbul merkeze metro sistemiyle bağlantılıdır üstelik. Aynı sağduyuyu insan Ankara, İstanbul, İzmir gibi tüm büyük şehir belediyelerinin başlattığı yardım kampanyalarına da gösterilsin istiyor. Lakin Cumhurbaşkanlığı makamı bunu devlet içinde devlet diye değerlendirip engelledi, hesaplara el koydu.
   Keşke böylesi milli, ulusal konular da siyasallaşma olmasa. Gerçek beka davası budur bence. Tüm Dünya ve 83 milyon Türkiye Korona Pandemisine (Covid 19) karşı mücadele verirken politik kutuplaşma yerine tek vücut birlik ve beraberlik için de olmamız gerekirdi. Yazık, Türkiye adına çok yazık. Geçen haftaki yazım da belirttiğim gibi Allah, bilim ışığında aklımızı kullanarak sağduyumuzu, milli şuurumuzu, ortak aklımızı elimizden almasın. Siyasi kaygılar aklımızın önüne geçmesin.
  Yazılı ve görsel basında ve de sosyal medyadaki bilgi kirliliği, farklı düşünceler halkımızı endişeye sevk ediyor, korku ve panik yaratıyor. Asıl olan
1- İzolasyon ve karantina
2- Sosyal mesafe bırakma
3- Maske kullanımı
4- El yıkama ve ağza, buruna, yüze dokunmamadır.
   Özellikle maske için yaralı oluyor, olmuyor gibi bir sürü sözler söyleniyor. Yüzde 10-20 dahi olsa kayıtsız şartsız kullanmalıyız hele özellikle kalabalık alanlarda örneğin hastaneler, marketler, toplu ulaşım alanları gibi. Bu yerler de mümkünse devletimiz ücretsiz maske dağıtımı yapmalıdır.
   Gönül isterdi ki aralık 2019’ dan dan beri güncelliğini koruyan Korona salgınına daha hazırlıklı olsaydık. Bütün bilim insanları test, test, test diye çağrı da bulunuyorlar. Bugünler de ancak günlük 20 bin teste ulaşabildik. Sayın sağlık bakanımızın ifadelerine göre günlük 30 bin testi hedefliyoruz.
   Bazı umut verici olayları da göz ardı etmeyelim. Ankara Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültelerinde baş belası Korona Virüsün izolasyonu (ayrıştırılması) gerçekleştirilmiştir. Tabi bu hastalığın kendi aşısını da tedavisini de beraberinde getirecektir. Bir diğer husus Korona Virüse yakalanmış sağlık çalışanlarının tedavileri tamamlanıp eski görevlerine dönmüşlerdir.
   İkinci Dünya Savaşından bu yana tüm Dünya ve Türkiye ekonomik resesyona (durgunluğa) girecektir. Dileriz k,i hükümetimiz gerekli önlemleri zamanın da alıyorlardır. Özellikle dar gelirli insanlarımıza yardım elini uzatırlar. Hiçbir kutuplaşmaya fırsat vermeden tüm ihtiyaç sahiplerini tespit edip onları incitmeden yardımlar yapılmalıdır. Kendi vatandaşları muhtaçken dış ülkelere İspanya, İtalya örneğinde olduğu gibi yardım etmek vatandaşımızı incitir. Aksi takdir de 83 milyon insanımız Suriyeli Mültecilerine harcanan 40 milyar Dolar dan dan dolayı kendisini üvey evlat hisseder.
   Demek ki ne kadar test o kadar yeni vaka; ne kadar yeni vaka o kadar izolasyon ve o kadar da hızlı normalleşme. Bu uğur da mücadele eden, gecesini gündüzüne katan tüm sağlık camiasına yürekten, içten teşekkürler. Bu günler de TCMB’ DE görüşülen sağlık çalışanlarına şiddet yasasına tam destek verilmelidir.
   Koronasız güzel günler dilerim. Kalın sağlıcakla.
   Not: Değerli dostum eski Kayseri Eczacılar Odası Başkanı mert insan, dürüst insan Sayın Uğur Güntan beyi kaybettik, ailesine ve sağlık camiasına baş sağlığı diliyorum, ruhu şad olsun.
   İletişim; ysdemirel@yahoo.com

 

 

 



Bu yazı 2851 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI