Bugun...

Ahmet DEMİREL
KRİZLERİ FIRSATA ÇEVİRMEK
Tarih: 17-04-2020 15:17:00 Güncelleme: 17-04-2020 15:17:00


  Son bilimsel verilerde öksürme, hapşırma virüsleri 7-8 metreye kadar bulaştırabiliyormuş. Bu nedenle mendille öksürüğe, hapşırığa karşı koymak, ağzı kapamak ve maske takmak elzemdir.  Ev de Korona Virüslü hasta varsa(Karantina da) odasına girmemek, eşyalarını kullanmamak gerekir. Bu durumlar da olan evler de kapı kolları, pencere kolları gibi sık temas edilen yerleri dönem dönem çamaşır suyuyla temizlemek, dezenfekte etmek gereklidir.
   ABD’li Kovid-19’lu hastanın solunum cihazına bağlanmadan önceki sözleri çok çarpıcı olmuş ve masrafları kim ödeyecek diye sormuş. ABD’nin Kovid-19 salgınından en çok etkilen kenti New York’ta yoğun bakım ünitesinde 13 yıldır çalışan Derick Smith anlatıyor, “Kovid-19 lu hasta yoğun bakımda güçlükle nefes alıyordu, solunum cihazına bağlanması gerektiğini söyledim. Kısık kısık zorlukla nefes alıyordu. Ölümden bir önceki dönemde bulunan bu hastanın bana sorusu yürekleri yakan cinstendi. Masrafları kim ödeyecek?”
   Türkiye’de iyi kötü, ağır aksak da olsa devletimiz bu ödemeleri karşılamaktadır. Tabi önemli olan yardımları yerinde ve zamanında yapabilmektir. Örneğin maske konusun da 2,3 gündür bir kargaşa yaşanmaktadır. 83 milyon insanımızın vatandaşlık numarası vardır elbette. İyi bir organizasyonla insanlar maskeleri eczanelerden, hastane girişlerinden, muhtarlıklardan ve aile sağlık merkezleri ve hekimlerinden temin edebilirler.
   Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, örneğin herkes bir küçük toprağım olsun, 50-100 m2 bir bahçem olsun orada vücudumun elektriğini atayım, kendi çapımda domates, biber, salatalık yetiştireyim diyecek. Yüksek katlı apartman dairelerinde hapsolmak istemeyecek. Yani toprağa, özüne hatta köyüne dönmek isteyecek. Yine bu korona virüsünden sonra insanlar, devasa AVM’lere eskisi kadar rağbet etmeyecekler. İnternetten alışveriş ve daha küçük butik, açık hava cadde dükkâncılığı, marketçiliği daha fazla rağbet görecektir.
   Ülkemiz tüm Dünya’da olduğu gibi Kovid-19 ile mücadele ediyor. Devletimizde bir şeyler yapıyor, yapmaya çalışıyor ancak; sistem ve yönetim eksikliği gözleniyor ve plan, program yokluğu fark ediliyor. Napolyo’nun para, para, para dediği gibi, Türkiye’miz için de eğitim, eğitim, eğitim diyorum. Bu konu ile ilgili aklıma Almanya ihtisas günlerim geliyor. 1980’li yıllar da, eşim doktor hanımla birlikte Türkiye- Almanya arası sık, sık seyahatlerimiz oluyordu. Ankara Esenboğa, İstanbul- Yeşilköy Atatürk Havalimanı’ndan kalkan Charter (Ucuz işçi uçak servisleri)  uçaklarıyla seyahat ediyorduk. Almanya’da Köln, Frankfurt, Düseldorf havalimanlarına iniyorduk. Türkiye’deki, havalimanlarından uçarken havaalanındaki izdiham, itiş kakışlar üzüntü vericiydi. Uçaklar 3-4 saatlik uçuştan sonra Almanya’daki havalimanlarına iniyorlardı. Türk insanının Almanya havalimanlarına indikten sonraki tutum ve davranışları bambaşka oluyordu. Ayakkabılarının gıcırtısını dahi kontrol etmek istercesine sessiz, sakin, kurallara uyan tarzda gümrük ve pasaport bölümlerine ilerliyorlardı. Salonun birkaç köşesinde duran vakur heybetli Alman polisleri dikkat çekiyorlardı. Üniformalarının üzerindeki kartal amblemi ile adeta disiplini simgeliyorlardı. Tabi ihtiyaçları olanlara büyük bir sempati ile yardım ediyorlardı. Eşime yöneldim ve sordum hanımefendi; bu Türk insanı, vatandaşlarımız sergiledikleri bu güzel Uygur tavırları 3-4 saatlik gökyüzü yolculuğun da mı öğrendiler acaba?
   İşte sistem, plan, program ve bilim ışığında yönetim çok ama çok önemli. Yazımı hazırladığım şu anda televizyon Almanya’nın Kovid-19 ile nasıl savaştığı ya da mücadele ettiğini ve uyguladığı yöntemlerle nasıl başardığını anlatıyordu. Yazımın başlığını krizleri fırsata çevirmek elimizde olduğu için seçtim, inşallah nefsimize zor gelen bu Koronalı günler hakkımızda hayırlı değişimlere neden olacaktır. Dünya’ya hükmeden ABD’nin Kovid-19 salgının da nasıl çaresiz kaldığını hep birlikte görüyoruz, gene görüyoruz ki birbirlerine düşman ülkeler ABD-Çin örneğin de olduğu gibi şimdi birbirlerine yardım ediyorlar.  Dinimiz de uygun olmadığı halde görkemli mezarlar yaptıran zenginleri düşünüyorum. Bu günler de tüm Dünya’da törensiz, acele, siyah çöp torbalarıyla defnedilen insanları görüyoruz ve duyuyoruz.
   Korona Virüs salgını biz Dünya’lılara çok şey öğretti ve öğretecektir daha. Dinimizce oku, oku Allah’ın adıyla oku ve gene usunu(aklını) kullan ve onu kimseye kiraya verme diyen yüce kitabımızın öğretisiyle bilimden, ilimden, akıl ve sağduyudan asla vazgeçmeyeceğiz. Meclisten tam olmasa da çıkan yeni sağlık yasası bir nebze olsun sevindiricidir. Sağlık Bakanımız, bakanlık çalışanlarımız ve tüm sağlık çalışanlarına bir kez daha teşekkürler. Kamu spotlarında (reklamlarında) dönen korona virüsle mücadele önerilere harfiyen uyalım ve onların emeklerini heba etmeyelim. Kalın sağlıcakla…
   İletişim; ysdemirel@yahoo.com

 



Bu yazı 3320 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI