Kayseri genelinde faaliyet gösteren ve yaklaşan ekim dönemi için hazırlık yapan çiftçilerin, tarımsal desteklerden yararlanabilmek adına münavebe uygulamalarını detaylı şekilde incelemeleri önem taşıyor. Çiftçi Kayıt Sistemi'ne dahil olmak tek başına desteklerin alınmasını garantilemezken, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın üretim planlaması dahilinde belirlediği kriterlere uyum sağlanması gerekiyor. Özellikle aynı parsel üzerinde sürekli benzer ürünleri yetiştiren üreticilerin, destek kaybı yaşamamak için ekim tercihlerini dikkatle planlaması bekleniyor.
Resmî Gazete'nin 31 Ekim 2026 tarihli sayısında yayımlanan güncel mevzuat, kuru tarım arazilerinde üretim faaliyetlerini sürdüren üreticilere bazı kolaylıklar tanıyor. 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek olan bu düzenlemeyle birlikte buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale gibi ürünlerin aynı kuru tarım arazilerinde art arda ekilmesine olanak tanınıyor. Ancak bu imkânın tüm tarım alanlarını kapsamadığı, yalnızca mevzuatta belirtilen nitelikteki kuru tarım parselleri için geçerli olduğu vurgulanıyor.
Münavebe kurallarının ihlal edilmesi durumunda, çiftçilerin temel desteklerden, planlı üretim desteklerinden ve üretimi geliştirme ödemelerinden yararlanma hakları riske girebiliyor. Bu nedenle Kayseri’deki üreticilerin sadece içinde bulunulan dönemdeki ürün planlamasına değil, aynı zamanda geçmiş yıllarda aynı toprakta yetiştirdikleri ürünlerin kaydına da dikkat etmeleri büyük önem arz ediyor. Yanlış ekim uygulamaları, mevzuatta tanımlanan destekleme şartlarının kaybedilmesine neden olabiliyor.
Tahıl üretimiyle öne çıkan Kayseri’deki çiftçilerin; ÇKS kayıtlarını, tarlalarının sulu veya kuru tarım statüsünü ve geçmiş ekim rotasyonlarını mutlaka gözden geçirmeleri tavsiye ediliyor. Konuyla ilgili detaylı bilgi ve rehberlik almak isteyen üreticiler, bulundukları ilçelerdeki Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurarak süreç hakkında uzman görüşü alabiliyor.
Yapılan düzenlemeyle gelen beş ürünlük kolaylığın sadece kuru tarım statüsündeki arazilerle sınırlı olduğu unutulmamalıdır. Münavebe zorunluluğunun tamamen kaldırıldığı yönünde bir algıya kapılmadan, üreticilerin mevzuata uygun hareket etmeleri mağduriyet yaşamamaları açısından kritik bir öneme sahiptir.

