Temmuz 2024 itibarıyla görevinden ayrılan eski Bakan Mehmet Özhaseki, yerel yönetimlerde son dönemde sıkça dile getirilen usulsüzlük iddialarına dair sessizliğini bozdu. Bir köşe yazarına verdiği demeçte, belediyeler bünyesinde gerçekleştiği öne sürülen şaibeli işlerin kesinlikle örtbas edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Özhaseki, bu tür eylemlere karışan kim olursa olsun, kişilerin statüsüne bakılmaksızın yargı önünde hesap vermesi gerektiğini savundu.
Belediyecilik faaliyetlerinde karşılaşılan hataları iki ana kategoride değerlendiren eski Bakan, görevi kötüye kullanma ile hırsızlık veya rüşvet gibi utanç verici suçlar arasında ayrım yaptı. Görevi ihmal durumlarının idari müfettişler tarafından soruşturulduğunu belirten Özhaseki, rüşvet gibi doğrudan ağır suç teşkil eden fiillerde ise savcılık makamının ivedilikle devreye girdiğini ve somut deliller doğrultusunda işlem yapıldığını ifade etti.
Toplam 21 yıllık belediye başkanlığı deneyimine sahip olan Özhaseki, toplumsal ahlak anlayışındaki zayıflamaya dikkat çekti. Şu anda Kayseri'de kendi yaşam öyküsü üzerine kitap yazan eski Bakan, toplumda helal ve haram sınırlarına gösterilen hassasiyetin ciddi ölçüde azaldığını gözlemlediğini belirtti. İnsanların çalışmadan, kısa yoldan servet edinme hırsının günümüzde eskiye nazaran çok daha fazla yaygınlık kazandığını vurguladı.
Geçmiş yıllarda benzer suç teşkil eden durumlarla karşılaştığını ancak günümüzdeki sıklığın çok daha çarpıcı olduğunu dile getirdi. Eski dönemlerde yürütülen soruşturmalarda gizli tanık gibi mekanizmaların sıklıkla kullanıldığını hatırlatan Özhaseki, günümüzde ise rüşvet verdiğini iddia eden bireylerin artık çekinmeden isimlerini açıkladıklarını ve ilgili yetkililerle doğrudan yüzleşmekten kaçınmadıklarını belirtti.

