Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilen 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi, dijital platformların kullanımı konusunda yeni bir dönemin kapılarını araladı. Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yürürlüğe giren bu yasal kısıtlamanın, dijital dünyada yaşanan kontrolsüzlüğü sona erdirmek adına son derece yerinde bir adım olduğunu belirtti. Söz konusu düzenlemenin, dijital okuryazarlık kavramını hem ev ortamında hem de eğitim kurumlarında çok daha kritik bir noktaya taşıyacağı öngörülüyor.

Yeni düzenleme ile birlikte ebeveynlerin, öğretmenlerin ve çocukların bilinç düzeyinin artırılması hedefleniyor. Topuzoğlu, geçmişte yaşanan güvenlik sorunlarının bu hukuki çerçeve sayesinde azalacağını ifade ederek, sosyal medyanın artık olumsuzlukların kaynağı olmaktan çıkıp, çocukların üretkenliklerini geliştirebilecekleri ve bilgi alışverişinde bulunabilecekleri daha güvenli alanlara dönüşebileceğini vurguladı.

Ancak yasal kısıtlamaların beraberinde bazı aşma girişimlerini de getirebileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, bazı kullanıcıların kısıtlamalara takılmamak adına başkaları adına açılmış hesapları kullanabileceği ya da hesap kiralama yoluna gidebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Tanıdıkların veya aile bireylerinin hesaplarının kullanılması gibi durumların, yasal engelleri aşmak için bir yöntem olarak öne çıkabileceği belirtiliyor.

Bu tür kaçak kullanım yöntemlerine karşı ise en etkili çözümün yapay zekâ teknolojileri olduğu vurgulanıyor. Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, bir hesap üzerinde düzenli olarak farklı kişilerin görselleri paylaşılıyorsa, yapay zekâ algoritmalarının bu tutarsızlığı tespit edebileceğini ifade etti. Böylece 15 yaşından küçük bireylerin kiralık hesaplar üzerinden sisteme dahil olmasının önüne geçilebileceği öngörülüyor.

Sürecin başarıya ulaşması noktasında yalnızca teknolojinin yeterli olmayacağı, kurumların ve ailelerin de bu bilinçle hareket etmesi gerektiği belirtiliyor. Sosyal medya platformlarının, devlet kurumlarının ve ebeveynlerin iş birliği içerisinde hareket ederek aynı tavrı sürdürmesi, dijital güvenlik standartlarının korunması açısından büyük bir önem taşıyor.