Nihayet geçtiğimiz yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişleri Cengizhan Türk ve Fatih Çelik tarafından OSB’de yürütülen inceleme tamamlandı…
İki müfettiş tarafından yaklaşık 8 ay boyunca yürütülen ve 106 sayfadan oluşan İnceleme Raporu Kayseri Cumhuriyet Savcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Savcılığı’na gönderildi…
Savcılığa gelen rapor tarafların avukatlarına da çoğaltılarak verildi. Şimdi taraflar müfettişlerin soruşturma konusu yapılmasını talep ettiği iddialarla ilgili savunma hazırlama çabası içinde…
Önceki günkü haberimiz de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın müfettişlerin yürüttüğü inceleme sonunda hazırlamış oldukları raporu ekleyerek Kayseri Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu yazmıştık…
Ancak bakanlığın suç duyurusunda bulunmadığı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptıkları şikayet üzerine sözkonusu şikayetlerle ilgili soruşturma yürüten Kayseri Cumhuriyet Savcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Savcılığı tarafından talep edildiği ortaya çıktı…
Yansıyan iddialar doğru ise Bakanlığın hukuk Bürosu da doğrudan doğruya suç duyurusunda bulunma hazırlığı içindeymiş!
Bakanlık Hukuk Bürosu ayrı bir suç duyurusunda bulunur mu bulunmaz mı onu bilemeyiz. Ancak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Savcılığı’na gönderilen ve 106 sayfadan oluşan inceleme raporunda ilginç tespitler yeralıyor…
Bu tespitlerin doğru olup olmadığı elbette önce Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüteceği soruşturma ve bu soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olup olmadığına karar vermesi ve dava açılır ise açılan davanın neticesine bağlı…
O nedenle şimdiden bu iddialar tamamen telkin ve tavsiyeden ibarette dememeli, iddiaları da olduğu gibi suç unsuru olarak da kabul etmemeli…
Dediğim gibi suç unsuru olup olmadığı önce ilgili savcılığın soruşturması ve sonrasında da açılacak ise bir yargılama sonunda belli olur…
Tabii dava konusu edilmez de “KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA dair karar verilir ise ona da diyeceğimiz bir şey yok…
Fakat şu aşama da Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Savcılığınca yürütülen soruşturmaya da “halel getirmeden” ve detaya girmeden müfettişler tarafından rapora işlenen bazı başlıklardan da “özet halinde” de olsa gerek Kayseri kamuoyunun ve gerekse OSB’de faaliyet gösteren sanayicilerimizin merakını giderme açısından söz etmekte yarar var…
Peki nedir müfettişler tarafından inceleme ve soruşturma konusu edilen o başlıklar dersiniz?
MÜFETTİŞLERİN HAZIRLADIĞI
RAPORLARDA NELER VAR?
OSB’de işten çıkarılan Abdulmenap Esko ve arkadaşları Hüsamettin Kazi, Hacı Nuh Sarp ve Abdullah Ekinci’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve CİMER’e yaptıkları şikayet üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişleri Cengizhan Türk ve Fatih Çelik tarafından yaklaşık 8 ay süresince yapılan denetleme sonunda hazırlanan inceleme raporunda, 1,5 milyon liralık harcamayla Osmanlı Odası’nın tefrişi ve tablo alımı, 8 adet kitap basımı için 1,3 milyon TL. harcanması, usulsüz parsel tahsisi ve devri, kaçak yapılaşmaya izin verilmesi, 136 adet itfaiye taahhütname belgesi iptali, 79 adet yapı kullanma izin belgesinin iptali, Domino elektrik ihalesi, spor kulübüne yapılan harcamalar, 350 bin TL. tutarında cep telefonu alımı, 60 bin TL. tutarında küçük altın alınması ve dört ayda basına 1,2 milyon TL tutarında reklam ve ilan verilmesi müfettişler tarafından suç unsuru olduğu iddia edildi…
Müfettişler hazırladıkları raporda tespit ettiklerini iddia ettikleri bazı maddelerinden sadece idari açıdan değil adli bakımdan da soruşturulması gerektiği hatırlatılarak, ancak taktirin iddiaları kovuşturan savcının taktirinde olduğu da dile getiriliyor…
OSMANLI ODASININ
GELECEĞİ GENEL
KURULDA GÖRÜŞÜLMELİ…
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişleri Cengizhan Türk ve Fatih Çelik tarafından yaklaşık 8 ay boyunca yürütülen çalışma sonunda hazırlanan raporda en çok üzerinde durulan suçlamalardan birisi de Osmanlı Odası’na yapılan masraflarla ilgili…Müfettişler tıpkı 1,3 milyon TL harcanarak 8 adet kitabın bastırılmasının OSB’nin asli görevlerinden bir olmadığının vurgulandığı gibi 1,5 milyon TL harcanarak Osmanlı Odası’nın kurulmasının da OSB’nin asli görevlerinden biri olmadığı dile getirildi…
Rapor da, “Osmanlı Odası için yapılan harcamalar OSB Kanun ve Yönetmeliğinde sayılan rutin görev ve yetkiler arasında sayılmadığından, OSB’lerin ve kuruluş amacı ile doğrudan ilgili olmadığından bu konuda katılımcılar arasında görüş ayrılığı olduğundan olağan dışı ya da spesifik bir proje ya da yatırım olarak düşünülmesi gerektiği ve bu nedenle OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 23’ncü maddesinin birinci fıkrasının (p) ve (g) bentleri delaletiyle yapılacak ilk genel kurul toplantısında Osmanlı Odası adında ki oda için yapılan harcamaların genel kurulca değerlendirilmesi, sözkonsu odanın varlığının devamı ya da Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan’ın ifadesinde belirttiği üzere gerekirse kişisel olarak satın almaya hazır olduğu yönünde ki beyanları da bir seçenek olarak göz önüne alınmak suretiyle zarara sebebiyet verilmeyecek şekilde izlenecek yöntemin genel kurulca karara bağlanması gerektiği” ifade ediliyor…
Raporda ayrıca Osmanlı Odası’na alınan eserlerin bir envanteri ya da listesinin sağlıklı olarak tutulmaması nedeniyle hali hazırda durum ile alınanlar arasında bir tutarsızlık olduğu da iddia ediliyor…
Yani anlayacağınız 106 sayfalık rapor da hem tekrar edilmemesi kaydıyla telkin ve tavsiyeler var hem de hem idari hem de adli yönden soruşturmaya tabii tutulması gereken iddialardan söz ediliyor…
Bakalım toplam 406 sayfadan oluşan müfettişlerin hazırladığı raporu alan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Savcılığı nasıl bir kovuşturma yürütecek, kimlerin ifadesine başvuracak ve kovuşturma dava konusu olacak mı yoksa kovuşturma yer olmadığına dair karar mı verecek, sabırla bekleyip görmek lazım…
ALLAH AŞKINA İSMET GÜRSEL KISIR’I BİRİLERİ AKDENİZ’E GÖTÜRSÜN!
Felahiye eski Belediye Başkanı mevcut CHP Talas Belediye Meclis Üyesi İsmet Gürsel Kısır ile ilgili olarak birçok yazı yazdım, yorum yaptım… Takipçilerim gayet iyi hatırlayacaklardır, İsmet Gürsel Kısır’ın geçen yıl Talas Belediye Meclisi toplantısında grubuna bile danışma gereği duymadan söz alarak, “Gündem dışı olarak grubumuzun dahi haberi olmadan bir öneri olarak söylemek istiyorum… Burada efendim hepimiz yaz günleri tatile gidiyoruz. Doğru mu arkadaşlar? Bizim Ege’de, işte Akdeniz’de bir kardeş belediyemiz var mı yok mu bilmiyorum açıkçası. Eğer varsa ki orada ki arkadaşlar karşı belediye ile işbirliğine geçerekten, dirsek teması kuraraktan oradan Talas Belediyesi adına, güzel ve nezih bir ortam, 20 yataklı mı olur, 50 yataklı mı olur bir misafirhane yapılmasını öneriyorum” diye bir öneri sunmuş, sunduğu öneri hem CHP’li ve İYİ Parti’lilerin hem de diğer partili meclis üyelerinin tepkisini çekmişti… Aynı İsmet Gürsel Kısır, Cumhuriyet Halk Partili Belediye Meclis Üyelerine yönelik olarak Eğitimci Naz Bulut ve Mehmet Ali Topuz’un verdiği eğitim çalışmasında söz alarak, “Akdeniz bölgesinde bir kamu tesisi ayarlayalım ve eğitim çalışmalarımızı da orada yapalım” önerisi getirince eğitim çalışmalarına katılan bazı Belediye Meclis Üyeleri, “Ya Allah aşkına şu İsmet Gürsel Kısır’ı babasının hayrına birileri Akdeniz’e bir götürüversin de doyasıya bir tatil yapsın!” diye mırıldanmadan edemedi… Cidden var mı Sayın İsmet Gürsel Kısır’ı şöyle doyasıya Akdeniz’de tatile götürecek bir babayiğit?

