96. yılını coşkuyla kutladığımız Cumhuriyetimizin bu çok anlamlı bayram gününde, aklıma 2015 yılında AKP Balıkesir eski milletvekili Tülay Babuşçu'nun Cumhuriyet mesajı geldi.
    “600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi…” Cumhuriyetimizin okullarında okuyarak eczacı olan bu hanımefendi kadınlarımıza verilen haklar olmasaydı eczacı olabilir, bu konuşmaları yapabilir miydi?
   Yoğun tepkiler üzerine mesajı silip 10 Kasımda “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Atatürk” mesajını anıtkabir ve Atatürk resmi ile birlikte paylaşmak zorunda kalmıştı.
   * * * * * 
  
9 Eylül 1922’de İngiliz'i, Yunan'ı İzmir'de gemileri ile kovalayıp Bel Kahvede yorgunluk atarken silah arkadaşlarına “Asıl mücadele şimdi başlıyor” diyordu Büyük Atatürk...
   Uzun yıllar süren savaşlar sonunda genç erkek nüfusun çoğu şehit veya gazi olmuş, nüfus 14 milyona düşmüş, on binlerce köy yakılmış, yıkılmış, kapitülasyonlar ile tefecilerden alınan borçlar gırtlağımıza dayanmış, eczacı sayısı 60, ( 8’i Türk eczacı Tülay Babuşçu hanımefendi'yi hatırlatırım) 337 doktor, 136 ebe, fabrika sayısı 8, memleket tifo, verem vb. hastalıklardan kırılıyor, mühendis yok denecek kadar az, sermaye birikimi yok... Geri kalmışlığı say say bitmez, okuma yazma oranı, çoğu asker ve yabancı olmak üzere % 7. Medreselerde sadece kelam fıkıh, hadis vb. dersler veriliyor, fen dersleri yok...
   * * * * * 
   Savaştan çıkmış genç cumhuriyetimizin 15 yılda yaptıklarını yazmaya kalksam sayfalar yetmez. Un yok, şeker yok, bez yok, demir, kömür vb. yok, ulaşım sıfır. Uçak fabrikalarından, denizaltıya, silah cephane fabrikalarına, Seka’dan, Sümer Banklara vb. fabrikalar peşpeşe kuruldu.
   Geri kalmışlığımızı ortadan kaldıracak okullar, üniversiteler açıldı, okuma yazma seferberlikleri başlatıldı, yurdun tamamı demir ağlarla örüldü.
   Düşünün ki 1923’te Cumhuriyet ilan ediliyor, 1926’da Ankara - Kayseri demir yolu, akabinde Sivas’tan Diyarbakır'a kadar devam ediyor. Biz 10 senedir Ankara - Kayseri hızlı tren hattının ihalesini bile yapamadık.
   * * * * * 
  
Sonuç olarak bu günümüzle o yokluk günlerinde yapılanları mukayese edecek olursak, kalkınmanın kendi üretiminden, sanayi ve teknolojiyi, bilim çağını yakalamaktan, modern tarım ve hayvancılıktan geçtiğinin bilinci ile yatırım yapan, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak idealinden, 90 yıllık tüm yatırımlarımızı, limanlarımıza kadar sattığımız, satacak fazla şey kalmayınca mirasyedi hovardalığı ile ‘Tank Fabrikamızı da Katarlılara sattık’
   Siz hala reklam arasına devam edin...
   * * * * * 
   CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.