Güvendiğiniz, sevdiğiniz kişi tarafından bir gün aldatıldığınızı öğrendiğinizde ne yaparsınız?
Başınızdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi mi hissedersiniz, hayatınızın bittiğini mi yoksa beni hak etmiyordu zaten deyip yolunuza mı bakarsınız?
Aslında o an bir sürü şey hissedebilirsiniz. Aldatılan birisi olarak hissettikleriniz gayet normal bir duygudur. Önemli olan ise sonraki süreçte sergilediğiniz tavırdır.
Aldatılmayı sadece kadın-erkek ilişkisi olarak da algılamamak gerekir. Aile, arkadaş, dost, ortak, akraba dediğin kişiler tarafından da aldatılabilirsiniz.
Bugün size kadın-erkek ilişkisi olarak aldatıldığını öğrenen bir kızın haberini aktaracağım.
17 yaşındayken sevgilisi tarafından aldatıldığını öğrenen bir kız, av tüfeğiyle yüzüne ateş ederek intihar etmeye çalışıyor. Ölmüyor ama ölmekten beter bir hal alıyor. Yüzü daha önceden bakmaya kıyamaz güzellikte iken sonrasında paramparça olup tanınmaz hale geliyor. Hayatta kalmak için sayısız ameliyat geçiriyor ve yüz nakli oluyor. Takdir edersiniz ki her şey yüz nakliyle de bitmiyor. Psikiyatri, fiziksel, tıbbi tedavi süreci, yeni yüzüne, yeni sesine, yeni hayatına alışmaya çalışan bir kız…
Bu haber ya da bunun gibi birçok intihar haberlerini okuduğunuzda yaşadığın tüm bu zorluklara değer miydi diyorsunuz? Asla hem de hiç kimse için değmemeli. Bu duygular, çaresizlikler, kendini boşlukta hissetmeler hep kendini başkasının hayatına adamaktan kaynaklanıyor. Tüm hayatını karşındaki kişiye odaklayarak yaşarsan o gittiğinde kendini boşlukta hissetmen gayet normal.
Aldatılan kişinin kendisini yetersiz, suçlu, değersiz görmek yerine güçlü olup yoluna bakması gerekir.
Allah Teâlâ diyor ki; asla onsuz yaşayamam deme, seni onsuzda yaşatırım. Öyle de olmuyor mu? Dünyada ki en büyük, en tarifsiz acı evlat acısıdır.
Evladının hastalığından dolayı günden güne gözünün önünde eriyip gidişini izlemek, evladını kaybettiğinde yaşayamayacağını düşünüp zamanla acının hafiflemesi. Hiçbir acıyı bu acının üstüne koyamazsınız. Tek sığınağınız Allah olmalıdır ki tüm acılarınız hafiflesin.
Bizlere emanet olan bu canı hayatımız istediğimiz yönde ilerlemiyor, istediklerimiz gerçekleşmiyor diye sonlandırmak yerine Allah’a teslim olmak gerekir ki sizlere şer görünen olay belki de hakkınızda hayırlısıdır. Bunu yaşayarak görebilirsiniz. Önemli olan imtihan dünyasında olduğumuzu unutmadan yaşamak ve kulluğumuzun hakkını başarıyla verebilmektir.
Şems-i Tebrizi’nin güzel bir sözü vardır.
“Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden bilebilirsin hayatın altının, üstünden daha iyi olmayacağını?”
17 Ağustos 2018
ALDATILDINIZ MI?
Güvendiğiniz, sevdiğiniz kişi tarafından bir gün aldatıldığınızı öğrendiğinizde ne yaparsınız? Başınızdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi mi hissedersiniz, hayatınızın bittiğini mi yoksa beni hak etmiyo

