Mehmet Asaf Mehmetbeyoğlu’nu çocukluk yıllarım­dan beri tanırım…

Kayseri’nin en eski ve en köklü ailelerinden gelirler…

Babalarını genç yaşta kaybetmişlerdi…

Yakın zamanda rahmetli olan annesi Sevim Hanım Teyze, genç yaşta dul kalmasına rağmen evlenmedi, hayatını çocuklarına adamıştı…

Asaf Mehmetbeyoğlu, Fatma yengemin öz yeğeni olur…

Yani ablasının oğlu…

O bizden 5-6 yaş büyüktü…

27 Mayıs Caddesi’nin sonunda ki evleri özellikle yılba ­şı gecelerinde buluşma yerimiz olurdu…

Kendisi ve iki kız kardeşi vardı…

Bir taraftan tek kanallı TRT’yi izler diğer taraftan da tombala çekerdik…

Lise ve üniversite yıllarında ayrı düşmüştük…

O ülkücü çevreye ben de sol çevreye takılırdım…

Zaman zaman onun ülkücü damarı kabarır siyasi tar ­tışmalarımız olurdu…

Ama hiçbir zaman birbirimizi kırmaz vede incitmez­dik…

Önceleri Erkilet’te daha sonra Eğitim Enstitüsü’nün kapatılmasıyla Sümer’e taşınan Mühendislik Fakültesi’ne geçtiğinde önceleri ÜGD sonra da ÜYD’de de etkin olarak görev aldı…

12 Eylül 1980 Askeri darbesinde yargılandı… 12 Eylül sonrası hem ülkücüler hem de solcular bir tarafa savrulunca kimi Özal’cı oldu kimi İnönü’cü…

Sonra AK Parti sahneye çıktı…

Düne kadar Özal’ı savunanların bir kısmı Recep Tay­yip Erdoğan’ı savunmaya başladı. İlk zamanlar Asaf Mehmetbeyoğlu’da Tayyip’in hararetli savunucusuydu Allah var sonra o da artık Tayyip’i hararetli savunmak­tan vazgeçmişti…

Asarcık’ta bağları altlı-üstlü olan TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile iyi dostlardı…

Çocuklukları beraber geçmişti… Aralarında derin bir sevgi-saygı ve muhabbet vardı…

Hem Kayseri Ticaret Odası hem de TOBB’ta birlikte hareket ederlerdi…

Rahmetli Hasan Ali Kilci istifa edince yerine Baş ­kanvekili sıfatıyla Başkan oldu… İki yıla yakın T icaret Odası Başkanlığı yapmış, Mahmut Hiçyılmaz başkan seçilince görevi ona devretmişti…

Henüz 64 yaşındaydı…

Yeni yeni köşesine çekilip dinlenmeye başlamıştı…

Gerçi son günlerde Şaban Ünlü ile birlikte ortak bir işyeri açmışlardı ama eskisi kadar ne Oda idaresi ne de siyasi konulara takılmıyordu… Oğlu Ömer ile kızı Ecmel’e sağlam bir gelecek kurabilmek için çırpınıyor­du…

İngiltere’de olan kızı Ecmel babasının yoğun bakımda olduğunu haber alınca önceki gün akşam saatlerinde Kayseri’ye dönmüştü… Bir süre önce evlenen oğlu Ömer zaten buralardaydı…

Anneleri Hayri’ye Hanım perişandı…

Hayriye Hanım da rahatsızdı…

Ömer’in eşine de coronavirüsün bulaştığı söyleniyor­du…

Yani anlayacağınız aile perişandı…

MEHMETBEYOĞLU, İKİ GÜNDÜR YOĞUN BAKIMDA TUTULUYORDU!

Coronavirüs testi pozitif çıkan Ticaret Odası eski Baş­kanı Mehmet Asaf Mehmetbeyoğlu, karantina altında olduğu Asarcık’ta ki bağevinden rahatsızlanınca ambu­lansla Şehir Hastanesi’ne götürülmüştü…

Geçen yıl kalpten ameliyat olmuştu…

Şeker vardı, tansiyon vardı…

Hatta iki gündür bir türlü tansiyonunu düşüremiyorlar­dı… Bir ara kalbi durdu kalp masajı uygulanarak yeni­den kalbi harekete geçmişti…

Yani iki gün boyunca Şehir Hastanesi’nde yoğun ba ­kım altında tutuldu… Adeta bitkisel hayattaydı, hariçten verilen oksijenle hayata tutunuyordu…

Dün sabaha karşı vefat haberi geldi…

Mehmet Asaf Mehmetbeyoğlu’nun ölümü büyük üzüntü yarattı…

Ölüm raporuna kalp krizi diye geçmiş…

Niye kalp krizi diyorsunuz?

Kalp krizinin tetikleyen ne?

Malum coronavirüs…

Madem kalp kriziyle vefat etmiş niye sağlık gör evlileri o kadar maske ve tulumlar giyindi? Niye özel defin işlemleri uygulandı?

Hep böyle birbirimizi kandırıyoruz!

Böylelikle resmi kayıtlarda coronavirüs ölüm oranını düşük tutmayı becereceğinizi sanıyorsanız haklısınız, onu başarabiliyorsunuz!

Ama gerçeklerin üstünü örterek böyle bir yere vara­mazsınız!

Dün de yazdım!

Coronavirüs testi pozitif çıkıpta, “Sende yüksek ateş yok, henüz hastalığın ilk evresindesin, sana ilaç verece­ğiz, bu ilaçları düzenli olarak kullan, evinde karantina altında tutacağız! Bir hafta sonra tekrar gözden geçir e­ceğiz!” dediğiniz hastaların büyük bir oranında bir hafta sonra hasta bitkin ve yoğun bakım hastası olarak apar - topar tekrar hastaneye getiriliyor… Bu sefer hastalığın ciğerlerine kadar sirayet ettiği ortaya çıkıyor, sonra da eks oluyor… Lütfen bu tedavi yönteminden bir an önce vazgeçin! Bu doğru bir yöntem değil! Hemen hemen butür her vaka ölümle neticeleniyor…

Coronavirüs testi pozitif çıkan her hastayı evinde değil, diğer hastanelere de sevk ederek hastaneler de tedavi altında tutun… Bu uygulamaya bugünler de kısmen de olsa geçildi, bu durum memnuniyet verici… Bu illet öyle “sizde hafif seyrediyor” diye kapıp koyve­rilecek bir hastalık değil! Tam teşekküllü bir hastanede uygulanacak yoğun bir tedaviyle baş edilebilecek bir hastalık…

Bunun lamı-cimi yok!

Mehmet Asaf Mehmetbeyoğlu da tıpkı böyle hayatını kaybetti…

Coronavirüs testi pozitif çıktı ve gitti Asarcık’taki ba­ğevinde karantinaya yattı, bir hafta geçmeden perişan halde güçlükle Şehir Hastanesi’ne yetiştirildi… Yetişti­rildi de ne oldu?

Malum acı son!

Bir daha uyarıyorum, özellikle bu hastalığa karşı ba ­ğışıklık sistemini çökertecek başka hastalıkları varsa (Ki Asaf Mehmetbeyoğlu’nun hastalıklarını yukarı da tek tek saydım!) lütfen, “Siz de ki belirtiler hafif, sana ilaç vereceğiz, bir hafta bu ilaçları evinde kullan, bir hafta sonra gel tekrar muayene edeceğiz!” diye testi pozitif çıkan hastaları evine göndermeyin…

Sayın Vali hem hastanemiz, hem doktorlarımız hem de yatak kapasitemiz var diyor, boşa mı diyor?

Bu durumda olanlar lütfen hangi hastane olursa olsun yatırın, kaderine terk edip bir hafta sona canlı cenaze gibi hastanenizin kapısını apar-topar ambulansla getiril­mesine daha fazla seyirci kalmayın…

Bu sorumluluğn altından kimse kalkamaz!

Şimdi ne derseniz biz inanıyoruz, olayların üstüne de fazla gitmiyoruz ama bu demek değildir ki ihmali olan ­lar eninde sonunda hesap vermeyecek!

Gün gelir ihmali olanlar yargı huzurunda tek tek he­saba çekilir!

Kimseyi kandırmayın! Gerçekleri kimseden gizleme­yin!

Gerçek neyse onu söyleyin, herkes ona göre ayağını denk alsın!

Bu keyfiyete son verelim! Gerçek durumu olduğu gibi vatandaşla paylaşmadığınız için vatandaş keyfi-sefa sürüyor!

Acıysa acı, şok etkisi yaratacaksa varsın şok etkisi yaratsın ve herkes ona göre tedbirini alsın, ona göre ayağını denk alsın!

Siz endişe edecek bir şey yok dedikçe herkes keyfin ­de-sefasında! Böyle söyleyerek iylik yapmıyorsunuz, inanın kötülük yapıyorsunuz ve vatandaş sizin sözlerini­ze inanıp kapıp koyveriyor…

Bu iyilik değil bilesiniz!

CENAZEYE KİMLER KATILDI?

Dün sabaha doğru hayatını kaybeden Mehmet Asaf Mehmetbeyoğlu’nun cenaze törenine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Mehmet Öz­haseki, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Taner Yıldız, İsmail Tamer, MHP eski Milletvekili ve vefat eden Meh ­met Asaf Mehmetbeyoğlu’nun kayınbiraderi Hamdi Baktır, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Büyükşehir Be­lediyesi eski Başkanı Mustafa Çelik, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Kocasinan Belediye Baş­kanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kayso Başkanı Mehmet Büyüksimitci, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, OSB Baş­kanı Tahir Nursaçan, Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı Mustafa Alan, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya, Ak Parti İl Başkanı Şaban Çopur oğlu, İşadamı ve eski Ticaret Odası Başkanı Yılmaz Büyük­nalbant, Şaban Solmaz, Hüseyin Tekin, Ahmet Erkan, Ali Aydın ile kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı…