Yaklaşık üç haftadır Büyükşehir Belediye Encümeni tarafından ihale edilen ballı villa parselleri konusunu işliyoruz… Hem yerel de hem de genelde epey ses getirdi…
Günlerdir liste gizli tutuluyordu…
Dün gizli tutulan listeyi ifşa ettik ve kimlerin parsel aldığını isim isim duyurduk…
Toplam 115 parsel alan isimleri sizlerle paylaştık. Malum kalan diğer 106 kişi de ihaleyi alan S.S. Kayseri Bağları Yapı Kooperatifi’nin doğal üyeleri…
Kooperatifin doğal üyelerine bir sözümüz yok… Onlar bağlı oldukları meslek örgütü bir kooperatif kurmuş, gitmiş onlar da o kooperatifin şartlarını kabul ederek üye olmuşlar, ona hiç kimsenin tek bir söz söylemeye hakkı yok…Bu terzi esnafı olabilir, lokantacı olabilir, emlakçı olabilir, yani sonuç itibariyle bir esnaf olabilir…
Bizim ve dolayısıyla kamuoyunun itirazı, ihaleyi alan S.S. Kayseri Bağları Yapı Kooperatifi’ne daha sonra ballı bir şekilde ortak edilen belediye üst düzey bürokratları ile yakınlarına… Şimdi gelelim o liste yayınlandıktan sonra ki gelişmelere… Malum, isimleri daha önce o ballı parseli alanlar içinde geçen Talas Belediye Başkan Yardımcısı İlker Sülev, görevinden istifa etmişti…
Allah var bu konu da Belediye Başkanları arasında en net tavrı Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ortaya koyuyor… Yalçın, bu isimler ortaya çıktıktan sonra yaptığı toplantı da ismi geçenlerin derhal istifa etmesini istemiş ve hemen İlker Sülev istifa etmişti…
Dün de yine Talas Belediyesi’nde İmar Müdürü olarak görev yapan ve en ballı parseli alan Bülent Türemiş ile Fen İşleri Müdürü Metin Sami Doğramacı da görevlerinden istifa etti… Olaya etik açıdan baktığınız zaman bu davranışlar son derece önemli… Keşke bir adım daha ileri gitseler ve parasını verip aldıkları parseli de iade etseler… Çünkü sonradan parsel alma yöntemi çok tartışılıyor… Görünen o ki daha çok tartışılacak gibi!
Talas Belediye Başkan Yardımcısı İlker Sülev, İmar Müdürü Bülent Türemiş ve Fen İşleri Müdürü Metin Sami Doğramacı’nın istifasından sonra şimdi gözler Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’na çevrildi…
Büyükşehir Belediyesi’nde ihaleyi yapan Genel Sekreter Hüseyin Beyhan ve çocukları ile gelini parsel alan İmar A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Altuntuğ ile Melikgazi Belediyesi Fen İşleri Müdürü Furkan Ergüneş’in istifa edip etmeyeceği merak ediliyor…
KOCASİNAN BELEDİYESİ İMAR MÜDÜRÜ FİKRET ÜNAL DA VAR…
İmar ve Şehircilik Müdürü Fikret Ünal’ın da adı dün yayınladığımız listede geçiyor… Hakemlik yapan Fikret Ünal’ın adı dünkü listede pek dikkat çekmemişti ama bugün birçok telefon geldi ve Fikret Ünal’ın adının da listede yeraldığını bildirdiler…Mimar Fikret Ünal aldığı parseli geri iade eder mi etmez mi, görevinden istifa eder mi etmez mi doğrusu bilemiyoruz…
“MEMDUH BAŞKAN YUMRUĞUNU VURUR, GEREKENİYAPAR!”
Dün AK Parti İl Merkezi’nde özellikle pandemi ile ilgili olarak açıklama yapmak için basın mensuplarının karşısına geçen AK Parti Milletvekili İsmail Tamer’in sorulan sorulara verdiği cevap da son derece düşündürücü…
Sayın Tamer, konuşmasında bir taraftan son günler de hedef haline gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a destek veriyor gibi ama diğer taraftan da ilginç mesajlar da yolluyor… İsmail Tamer, tıpkı Özhaseki ve AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu gibi önce ihalenin normal şartlarda yapıldığını ve herhangi bir usulsüzlüğün olmadığını dile getirdikten sonra, “Bakın arkadaşlar normal şartlarda bir ihale yapılmış. O ihale kanuna göre yapılmış ve yaklaşıkta 6 ya da yedi ay gibi bir süre geçmiş. Ben şuna inanıyorum; Burada bu işin başında kim var, Memduh Büyükkılıç var. Memduh Büyükkılıç beş dönemdir bu şehre hizmet eden bir ağabeyimizdir. Aynı zamanda Sayın Büyükkılıç, milletvekilliği yapmış. Yani bu insana yolsuzluk falan yaptı demek hoş değildir. Böyle bir yolsuzluğu çıkmış mı ortaya hayır. Ben şuna inanıyorum. Memduh Büyükkılıç, bu ihaleyle ilgili yumruğunu vurur, buna ne gerekiyorsa onu da yapar. Onu da yapacak kapasitededir” diyor… Ama sonra belediye bürokratları üzerinden Memduh Başkana ilginç göndermeler de bulunuyor… Sayın Tamer, “Şahsım adına böyle bir şey gelseydi alır mıydım, almazdım. Zaten de öyle bir şeyimiz yok. Doğru bir şey mi, onların alması doğru olmadığını da söylemek isterim. Ama olmuş, geçmiş. Bunu düzeltmek Memduh Büyükkılıç'a düşüyor. Ben eminim ki o konuda en iyisini yapacaktır” diyor… Yani ihaleye normal diyor, fakat sonra ki gelişmelere yollamalar da bulunuyor, “Ben olsam almazdım, doğru bir şey mi, doğru olmadığını söylemek lazım” diye yükleniyor… Bunla ince ince mesajlar… Tabii anlayana, sivri-sinek anlamayana da davul-zurna misali…
Nihayet CHP İl Başkanı Ümit Özer’in bir açıklamasını gördük…
Her ne kadar basın toplantısı değil de yazılı açıklamaysa da ona da razıyız…
Düşünün memleket gerek Kayserispor ve gerekse ballı parsel ihaleleriyle çalkalanıyor ana muhalefet partisinin İl Başkanı Ümit Özer’den “çıt” çıkmıyor…
Bir başkası olsa hergün gümbür gümbür basın toplantısı yapar, bu iddiaların üzerine gider…
Ama ne ilginçtür ki CHP İl Başkanı Ümit Özer’in “gıkı” çıkmıyor…
Allah var, İl Başkan Yardımcısı Avukat Niyazi Ünalmış ile Melikgazi ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve aynı zaman da CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özer, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’la bu konuyu yüz yüze görüştü…
Daha doğrusu Özgür Özer, Başkan Memduh Büyükkılıç’tan tartışmalı villa parseli ihalesiyle ilgili bilgi talep etti. Üstelik dilekçe de verdi. Bunun üzerine Özgür Özer ile Av. Niyazi Ünalmış, ihale Komisyonu Başkanı Genel Sekreter Hüseyin Beyhan ve Başkan Vekili Avukat Mehmet Savruk ile Beyhan’ın makam odasına uzun uzadıya konuştular.
Hatta Özer ve Ünalmış, hem kooperatif üyelerinin hem de daha sonra dahil edilen hissedarların tam listesini istediler.
Ancak Sayın Beyhan listeyi veremeyeceğini söylemiş ve bunun üzerine Özer ile Ünalmış, belediyeden ayrılarak detaylı bir araştırma raporu hazırlama kararı almışlar.
İşte tüm bu gelişmelerden sonra dün CHP İl Başkanı Ümit Özer, basına yazılı bir açıklama göndermiş…
Açıklama aynen şöyle, noktasına-virgülüne dokunmadan aynen veriyorum:
“Büyükşehir Belediyesi’nin, Talas İlçesi Reşadiye Mahallesi’nde yer alan 221 villa parseli ile ilgili ihaleyi ve etkilerini yakından takip ediyoruz. Şu sıralar villa parsellerini alanların listeleri de yayınlanmakta. Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan bilgilendirme toplantısında İl Başkan Yardımcımıza, belediye meclis üyemize yapılan yazılı talebe rağmen verilmeyen ‘villa parsellerini alan kişilerin listesi’ gazeteciler tarafından paylaşılmakta. Korku bacayı sarmış durumda anlaşılan ki, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, herkesten gizli yapılan ihaleyi ortaya çıkaran gazetecilere giderek açıklama yapmış, ihalenin sakıncalarını anlatmış. İhale sürecine bir bakalım. İhalenin hazırlık süreci, yapılış süreci ve tescil sürecinden Kayseri kamuoyunun hiçbir şekilde bilgisi bulunmamaktadır. Ne bilbordlarda, ne TV’lerde, ne gazete ilanlarında gören, duyan var. Ama kanun gereği ilanların yapıldığı, ilanların tutanak altına alındığı belirtiliyor. Gerçekte Kayseri kamuoyuna ilan edildi mi, şüpheli. 221 villa parseli, belediye tarafından, salgın hastalık nedeniyle daha önceki ihalelere katılımcı olmaması, insanların salgın hastalık nedeniyle ihaleye girecek ekonomik güçte bulunmaması, belediyenin kaynak ihtiyacı nedenleriyle ‘toplu olarak’ ihale edilmiş. Ne hikmetse, “bireysel ihale” edilmeye ekonomik nedenlerle müsait olmayan villa parsellerini, 22 Milyon TL gibi bir bedele bir kooperatif almış. Zamanında ödemesi gereken bedeli ödeyemeyen ihale alıcısı kooperatifin ‘ödeme gücünü olmayacağı’ anlaşılınca da, salgın hastalık nedeniyle katılımcı bulamayan villa parselleri ‘bireysel olarak, yer, metrekare vb. fark ayırt edilmeksizin, 100 Bin TL peşin bedelle’ 103 ayrı kişiye satılmış. Hem de çok hızlı bir şekilde. Mayıs ayında, henüz sokağa çıkma yasaklarının devam ettiği dönemlerde. İhaleye katılmayan bu kişiler, yasakların devam ettiği dönemde hiçbir şekilde ilan edilmemiş bu parsel satışlarına nasıl dahil edilmiş, nasıl haberdar edilmiş şüpheli. İhaleye katılmayan kişilerin ferdi tapularını nasıl aldığı sorulduğunda, cevap olarak verilen 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 66. Maddesi de bu işe cevaz vermemektedir. Söz konusu madde, sözleşmenin (ihalenin yazıya döküldüğü sözleşme) devrine ilişkin bir madde olup “ihale konusu malın ihaleden sonra bölünerek ihale edilebileceğine” ilişkin bir düzenleme de içermemektedir. Madem, hızlı bir şekilde bireysel ihale katılımcısı bulunabiliyordu, neden ‘toplu ihale’ yapıldı şüpheli. Gelelim ihaleye girmeden, ihale ortağı edilen kişilere. Ya belediye personeli ya belediye iştiraklerinin başında bulunan kişilerin yakınları ya AKP eski il yöneticisi ya da bunların yakın tanıdıkları. Yani anlaşılacağı üzere, şeffaf olmayan bir şekilde kooperatife ihale edilen villa parselleri, yine şeffaf olmayan bir şekilde AKP ve yandaşlarının rantına sunulmuş durumda. Kayseri kamuoyunda büyük tepki çeken bu villa parseli ihalesi, her tarafıyla şüphe dolu olduğundan; eğer iptal edilmezse, başta Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı Memduh Büyükkılıç olmak üzere, tüm AKP’li belediyeler üzerinde kara bir leke olarak kalacaktır. Bu nedenle her tarafı şüphe dolu villa parseli ihalesi en kısa zamanda iptal edilmelidir. Aksi halde Cumhuriyet Halk Partisi olarak kamuoyu nezdinde sorduğumuz bu hesabı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nda, Kamu İhale Kurumu önünde de soracağız ve bu ihaleyi yargı mercilerine taşıyarak sürecin hukuki kısmını başlatacağız.”
“MEMDUH BAŞKANIN YANINDA KAYA GiBi DURURUZ!”
Malum, ballı ihale olayı patlak verdikten sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, özellikle sonradan parsel alanlar arasında belediye üst düzey bürokratları ve yakınlarının bulunduğu yönünde ki iddiaları araştırmak üzere Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu’nu hakarete geçirdiğini duyurmuştu… Hatırlayın lütfen, Başkan Büyükkılıç’ın bu açıklamasına ilk tepki AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu’ndan gelmişti… Çopuroğlu, “Alan kişilerin bunu almaları etik miydi, toplumda soru işaretiydi. 16 yıldır Büyükşehir Belediyesi’nde Bakanlığın müfettişi olarak çalışan insanın bu süreci ne kadar tahlil edip, sonuçlandıracağı ile ilgili başka soru işareti var. Burada İçişleri Bakanlığı’ndan yeni müfettiş istenmesi elzemdir, istenmek zorundadır. Araştırılıp, varsa yanlış, hata giderilmesi için yeni müfettiş görevlendirilmelidir. Toplum nezdinde tüm soruya es geçmeden cevap vermek zorundayız. Muhtemelen Büyükşehir Belediye Başkanımız yeni müfettiş isteyecektir, istenmezse bizim girişimlerimiz olacaktır”demişti… AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu’ndan gelen bu açıklamadan sonra ilginçtir ki MHP Milletvekili Baki Ersoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç üzerinde sinsi bir planın uygulandığını iddia ederek, Memduh Başkanın arkasında olduğunu sosyal medya hesabından duyurmuştu…
Baki Ersoy’un bu çıkışı tartışılırken AK Parti Melikgazi İlçe Başkanı Gökhan Ülke’de dün sosyal medya hesabından ilginç bir paylaşımda bulundu. Ülke’de her ne kadar İçişleri Bakanlığı’ndan müfettiş talep edilmesinden yana taraf olduğunu dile getirsede, açıkça Başkan Memduh Büyükkılıç’ın arkasında “kaya gibi” durmaya hazır olduklarını söyledi. AK Parti Melikgazi İlçe Başkanı Gökhan Ülke’nin sosyal medya paylaşımı aynen şöyle:
“Bir süredir şehrimizin gündemini Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Mart ayında gerçekleştirmiş olduğu arsada ihalesi meşlgul etmekte. Bir hukukçu olarak şunu söyleyebilirim, bu ihale tamamen hukuka uygundur. Ancak sonrasında bazı üst düzey belediye yetkililerinin bu ihaleye ortak sıfatı ile dahil olup arsa alması kamuoyunu rahatsız etmiştir. Ben yaklaşık 12 senedir Sayın Memduh Büyükkılıç başkanımızı tanırım, asla kendisi ya da bir yakını için menfaat temin etmeyeceğini bilirim. Bu sebeple yıllarca bu şehre hizmet etmiş “atom karınca” ismini hak etmiş bu kıymetli büyüğümüzü korumak her birimizin görevi. Yetkili düzeyde bazı isimlerin bu ihalede arsa almış olması etik değil, bunun farkındayım. O kişiler istifa eder etmez bilmem. Ancak bu durumun çözümünü de yine yıllarca hizmetine güvendiğimiz Belediye Başkanımız ve İçişleri Bakanlığı Müfettişlerine bırakmamız lazım. Biz haksızlık yapan hak yiyen her kim olursa olsun karşısında taştan duvar oluruz. Ancak kimsenin de şehrimize hizmet etmeye çalışırken haksız yere linç edilmesine müsaade etmez, yanında kaya gibi dururuz, Allah’ın ziniyle.”

