Ataol Behramoğlu'nu bilirsiniz. Günümüz Türk şiirine damgasını vurmuş, has şairlerimizden biri. 1965'te “Bir Gün Mutlaka" adlı şiiri ve aynı adla yayınlanan kitabıyla öne çıkan Behramoğlu, günümüzün sosyo-politik konularında da bir aydın olarak şiir ve yazılarını yayımlamayı sürdürmektedir.
Küreselleşme-özelleştirme rüzgârı önünde sürüklenmeden, dimdik ayakta duran; ulusalcı- evrenselci-devrimci düşünce adamı. Ulusal duyguları ve evrensel düşünceyi devrimci inançla yoğurmuş,özümlemiş bir aydın... Türkiye'nin birliği için Türkçenin ne büyük değer taşıdığını dile getiren toplumcu gerçekçi şair.
***
Çoğu kişi bilmez Ali Suavi'yi. Jön Türklerden Namık Kemal’i, Ziya Paşa’yı, hatta Şinasi'yi bilenler vardır; hele Namık Kemal'i sokaktaki kişiler bile bilir. Ama Ali Suavi;okumuş-yazmış geçinen çoğu kişinin de unuttuğu, bilmediği bir Osmanlı aydını...
1839'da doğan Ali Suavi, Namık Kemal'den bir yaş küçük..39 yıl süren kısa yaşamında bugün bile bazılarının içine sindiremediği yenilikler üzerine kafa yormuş; kısa boylu, dev adam. Verdiği vaazlar ile cemaati büyüleyen hoca...O günkü ünüyle, “Sarıklı inkılapçı”, hem de ilk Türkçü.
***
Cumhuriyetle birlikte erişmiş olduğumuz pek çok yeniliğin, devrimlerin öncüsüdür Ali Suavi. Türkçenin özleşmesinden tutun da, eğitim birliğine; din ve dünya işlerinden, halifeliğe kadar pek çok konuda ilk kez düşünce üretmiş bir aydın. Denilebilir ki, 19. Yüzyıl Osmanlı aydınları içinde en ileri görüşlü, en bilgili olanı...
Muhbir gazetesinde yazdığı yazıların hemen tümü halkı aydınlatmaya dönük yazılardır. Kendi de bir halk çocuğudur; kâğıtçı Hüseyin'in oğlu... İsmail Hami Danişment, onun “Teokrasiye karşı laisizmi;mutlakıyete karşı halkçılığı; saltanata karşı cumhuriyetçiliği savunduğunu” yazar.
***
Türkçenin gücüne, zenginliğine ve yeterliliğine inanan sağlam temeli ve bilgisi vardır. Arapça Farsça sözcükler yerine milli dili savunur. Türkçenin kendi yapım ekleri ile bunu sağlayabilecek zenginlikte ve güçte olduğunu söyler...
Ali Suavi'nin devrimci, ilerici düşünceleri daha pek çok... Belli ki Atatürk’ten yetmiş yıl önce, Osmanlı ülkesinin geri kalmışlığı üzerine kafa yormuş bir Osmanlı aydını Suavi.
***
Ataol Behramoğlu, 1878'de Çırağan Sarayı baskını sırasında, başına odun parçası vurularak öldürülen buOsmanlı aydınının yaşamını ele alan bir tiyatro yapıtı ortaya koymuş. Oyun, 3 bölümden oluşuyor.
Kitabı iki kez okudum, hayran kaldım. Tiyatro yapıtlarını sahnede izlemek kolaydır da, kitap olarak okumak zordur, sıkıcı gelir insana. Ali Suavi'yi Behramoğlu'nun kaleminden okurken hem bir roman tadı aldım; hem de zihnimde canlanan sahneleri ile kendimi tiyatro salonunda hissettim.
Dört gözle bekliyorum; bu oyun bir yerde sahneye konsa da, gidip doya doya izlesem...
İletişim: ayhangulsoy1@gmail.com

