Saygı değer arkadaşlar, ‘Ben yaşlanmam’ diyenimiz var mı? Diye soruyorum ama hayır ‘Ben yaşlanmam’ diyorsanız eğer yanıldığınızı belirtmek isterim. Bakın etrafınıza bütün canlılar yaşlanmaya mahkumdur. Bu doğanın bir kanunudur fakat yaşlanmayı kimse istemez ve kabul etmez. Yaşlılığı kötü gösteren dört önemli neden vardır. Birincisi insanı işinden gücünden uzaklaştırması, ikincisi vücuttaki tüm organları zayıflatması, üçüncüsü hiçbir şeyden zevk alamaması, dördüncüsü de ölümü her an ensesinde hissetmesi ve düşünüyor olması. Zaten, yaşlılık denen şey saçların ağarması, vücudun farklılıklar göstermesi, artık bu dünyada işinin bittiği, yerinin bir başkası tarafından doldurulacağı hissine kapılmasını hissetmesi değil midir?
Ülkemizde, dolayısıyla yaşlılara, insan onuruna yakışan gerekli huzur ortamını sağlayabilmiş miyiz? Kim, hangi özveride bulunmuş bunların cevabını verebiliyor muyuz acaba? Veya aramızda kaç kişi yaşlılara otobüslerde yer vermekle, biletlerini bedavaya getirmekle, huzur evleri açmakla, bol bol nutuk atmakla onlara olan şükran, minnet duygularımızı yerine getirmiş mi oluyoruz? Hayır…
Ülkemizdeki yaşlılara bakınca kahrolmamak elde değil. Sokaklarda, parklarda, kahve köşelerinde sanki ölümü bekler gibiler. Çoğu hayatından bezmiş, yaşama sevinçlerini kaybetmiş, umutlarını, heyecanlarını yitirmiş durumdalar. Lütfen Allah’tan başka kimseye dayanmayın. Kulübe kadar da olsa içinde barınacak bir ev edinin. Ekmek, peynir, zeytin alabilecek kadar para biriktirin. Bir bakıcıya verebilecek ek kaynağınız olsun. Cenaze malzemelerini önceden hazır bulundurun. Ölmeden önce varsa mallarınızı dağıtmayınız. Kimseye borç takmayınız. Tavsiyeler çoğaltılabilir fakat gerek yok. İnsanlar, bunları zaten biliyor, görüyor, yaşıyor.
18-24 Mart arası ‘Yaşlılar Haftası’ idi. Şehrimizde bu hafta ile ilgili herhangi bir faaliyet göremedim. Demek ki yaşlılara gerekli önemi vermiyoruz. Halbuki yaşlılarımız geçmiş ile gelecek arasında çok değerli köprü oluşturan kültür varlıklarımızdır. Ömürlerini, ülkesine ve toplumuna hizmet etmekle geçiren yaşlılarımızı onurlu bir şekilde geriye kalan günlerini, kimseye muhtaç olmadan geçirmelerini sağlamak bizim öncelikli görevlerimiz arasında olmalıdır.
Çocuklarımız, bizim yaptıklarımızı görecekler ve öğrendiklerini uygulayacaklardır. Yaşlılarımıza sahip çıkmak bir insanlık görevidir. Unutmayalım ki herkes bir gün yaşlanacaktır. Lütfen bu yalancı dünyanın bir döngü olduğunu unutmayalım, onları bir köşeye koymak yerine onların ne kadar çok değerli olduğunu hissetmelerine önem verelim ve sayalım, bizden doğanlara anlatalım ve topluma da örnek olalım.
17 Haziran 2020
‘BEN YAŞLANMAM’
Saygı değer arkadaşlar, ‘Ben yaşlanmam’ diyenimiz var mı? Diye soruyorum ama hayır ‘Ben yaşlanmam’ diyorsanız eğer yanıldığınızı belirtmek isterim. Bakın etrafınıza bütün canlılar yaşlanmaya mahkumdur
