Gıda terörizmi üzerine örnekli olarak çok yazı yazmama rağmen, halkımızın ve ilgililerin yeterince ilgi göstermemesine çok üzülmüştüm. Kaçıncı defadır millete domuz, kafa, kemiklerine kadar çekilmiş tavuk vb. etlerden mamul sucuk, köfte, kıymalı pide vb. imalat yapan firmalar, sahte gıda aromalı ve boyalı peynirden tereyağına, baldan, reçele kadar ürünler yediren firmalar tespit edilip isimleri bakanlıkça açıklanmasına rağmen hafif para cezaları ile olay geçiştirilip, bazı firmalarda isim değiştirerek üretimlerine devam ederlerken, haram ve haksız büyük paralar kazanmaya devam ediyorlar.
* * * * *
Geçenlerde uluslararası dönerciler federasyonu Genel Başkanı Mehmet Mercan ulusal medyaya yaptığı açıklama ile işin geldiği vahameti açıkladı. Her köşe başında pıtırak gibi kontrolsüz ve denetimsiz açılan ucuz dönerciler ‘Hayvanların sabun sanayine giden yağlarını % 40’a kadar oranda Türk dönerlerine koyarak sektörü mahvediyorlar. Son tüketim tarihleri geçip kullanılmaması gereken tavukları çok ucuz fiyata alıp, çamaşır suyu ile yıkayıp, döner yapıyorlar, toplumu zehirliyorlar…’
* * * * *
Değerli okuyucular, bu ’Gıda terörü’ dağdaki terörden daha tehlikeli değil midir? Peki, ilgili bakanlıklar ( Gıda, tarım, sağlık, adalet vb. ) nasıl göz yumarlar, iki eleştirel yazı yazanı, laf edeni kolayca içeri atarlarken bu teröristlere neden göz yumulur? Öğrenci yurtları, kantinler, asker kışlalarında bile sık sık zehirlenenleri ne çabuk unuttuk ? Hileli gıdalar yediren, insanları zehirleyenlere ne oldu, nasıl unutuldu? Belediye zabıta ekipleri, baloncunun, karpuzcunun peşine düşüp, simitçilere arkalarından 321 TL ceza makbuzu gönderirlerken, başkanlar bu duruma niye ses çıkarıp, denetim yapmazlar? İlle toplu zehirlenmeler olunca mı aklımız başımıza gelecek? Daha önce listelerini yayınladığınız firmalara ne oldu? Ne cezalar verildi? Kanunlar yetersiz deyip sıyrılamazsınız, istense 1 günde kanun değiştirmiyor musunuz? Bu tür olaylar gelişmiş Avrupa ülkelerinde olsa kıyametler kopup, ilgililer ya istifa eder, ya görevden alınıp, yargılanırlar.
* * * * *
Peki halkımız niye duyarsız kalıyor? Çarşı ve pazarlardaki, petrol, doğal gaz, elektrik, su, ulaşım, gıda ürünlerindeki büyük oranlardaki zamlar, geçim zorlukları insanları her şeyin ucuzuna yönlendiriyor. Çocuklarına bir lokma peynir, sucuk tavuk vb gıdaları alabilmek uğruna çoğu sahte, tahşişli olduğunu bile bile almak zorunda kalıyorlar! Üstelik kilosunu 10 TL’ye ürettikleri tahşişli sucuğu 40 TL’ye satanlar paraya para demiyorlar, acı gerçek budur.
* * * * *
Duyarsız Vatandaşlarımız ve Yöneticilerimiz, ‘ÇAMAŞIR SUYUNA ÇORBA’ya devam mı?
İletişim: hamibnt@hotmail.com

