İstanbul'a yüz yıl boyunca gelen ya da gidenlerin, evlatlarını askere ya da çalışmaya, okumaya, gurbete gönderenlerin, ağlayarak mendil salladığı, filmlere, romanlara, şarkılara, şiirlere konu olmuş, sahne olmuş iki kültür, tarih ve mimari başyapıtımızdır Haydar Paşa ve Sirkeci Garı binalarımız...
   * * * * * *
   Tıpkı ormanlarımızın yakılıp, konut alanına dönüştürüldüğü, imara açıldığı gibi Haydar Paşa Garı’mız da restore edilirken yanmıştı? Şimdi ise bu kültür varlıklarımız Ulaştırma Bakanlığımız marifetiyle ihaleye çıkartılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyemiz, hem 16 milyon İstanbullunun hem de ülkemizin hizmetine sunmak, tarihi binaların amacı dışında kullanılmasını önlemek amacıyla, normalde koşulsuz belediyeye verilmesi gereken binalarımızı rantçıların eline geçmesini önlemek amacıyla ihaleye girmesine rağmen ki girmeyin denilmişti, ihale dışı bırakılarak ‘Hazarfen’ adlı şirkete vermiştir...
   İki yıl öncesine kadar belediyede 3 bin lira maaşla çalışan genç Hazarfen Çelebi, 10 bin lira sermayeli şirketi ile ihaleyi alıyor! Ne olarak kullanacak, kiraları nasıl, kim ödeyecek, sonrasında diğer ihalelerde olduğu gibi karıyla başkasına mı devredecek belli değil. Son dakikada sermaye 1 milyona nasıl, hangi parayla çıkarıldı. Soran, sorgulayan yok. Belki de insanları Sirkeci'den, Haydar Paşa 'ya uçuracak!
   Böyle büyük bir ihale için yeterli ekonomik gücü var mıdır, belli değil. Üstelik ihaleden önce Ulaştırma Bakanı ile yaptığı görüşmenin fotoğrafı da basına düştü!
   * * * * * *
   Benzeri örnekler o kadar çok ki, ne yazık ki hafızalarımız unutuyor, bu devrin Hazarfan Çelebilerini. Bir araştırma yapın, hatta çevrenize bakın bu Hazarfenleri, altlarında son model ciplerle arabalarla görecek, yahu ne zaman, nasıl kazandı bu paraları diyeceksiniz! Bunlar önce genç yaşta belediyelere, yan kuruluşlarına alınıp, liyakate bakılmaksızın akçeli yerlere müdür sonra da değişik kurumlara müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı oluyorlar. İlahiyat mezunu, son derece teknik bilgi ve birikim gerektiren TCDD Trafik ve İstasyonları Daire Başkanı, veteriner hukuk fakültesi dekanı, tahsil ve liyakatleri ile ilgisi olmayan kurumlara, sular idareleri, elektrik şirketleri gaz şirketleri vb. Teknik konumlara, genel müdür yapılabiliyor, yönetim kurullarındaki, görevleri primleri ile belediye başkanlarından daha fazla maaş alabiliyor, üzerine ölü toprağı serpilmiş, yurdum insanı hipnotize olmuş gibi uyumaya devam ediyor.
   * * * * * *
   Kayseri de diğer şehirlerimizde olduğu gibi yine kitap fuarı, tartışmalı, peynir, bal, sucuk pazarından sonra geçmiş ticaret odası seçimlerinin tartışmalı kişisi, o dönemki ticaret oda başkanının desteklediği, şimdi de Memduh Bey'e yaklaşan kişi tarafından düzenlendi. Açıklanan rakama göre 800.000’e yakın Kayserili ziyaret etmiş?
   Yahu, Kayseri'nin köyleri, ilçeleri ile 1.350.000 kişi. Yalak'tan, Şıhlı'ya insanları getirsen bu kadar ziyaretçi etmez. Maşallah Kayseri okumada Oxford'u geçmiş, kundaktaki bebeler bile kitap okumaya başlamış. Bu eski FETÖ’cülerin taktiği gibi, onların dershanelerindeki , okullarındaki öğrenciler hep Türkiye birincisi, 2.,3,... İlk binler, beşbinler, hep onlardan çıkardı. Sonra üçkâğıt olduğu, soruların çalındığı, abartıldığı ortaya çıktı. Neyle, hangi aygıtla saydınız, resmi kayıtlar nedir açıklanması, incelenmesi lazım.
   * * * * * *
  
Sevgili dostlar, sorgulayın, analiz yapın, olayların arka planına bakın, geçmişi unutmayın, haberleri, olayları başka başka kanallardan izleyip aklınızla yorumlayın derim.