Geçtiğimiz günlerde Kayserispor Kulüp Başkanı Erol Bedir ile bir araya geldik. Tabii konu başkaydı ve bir kulüp başkanı birde spor yazarı bir araya gelince ne olur illa ki konu Futbola döner.
Sayın Başkan kulüplerin mali yapılarının bozuk olduğunu kanunun kesin çıkmasını arzu ettiğini söyleyerek söze başladı; “Türkiye süper liginde yer alan 18 kulübün toplam borcu 10,5 katrilyon bunun sadece 1,5 Anadolu kulüplerinin. Geri kalan 9 dört büyükler diye tabir edilen Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un olduğu gerçek. Bu kadar borç içinde kulüpler nereye kadar gidebilir" dedi.
Evet, Başkan doğru söylüyor. Kulüpler bazında borcunda yüzdeye vurursak % 95 yaklaşık olarak bu kulüplere ait. Bu kanun çıkarsa Anadolu kulüpleri rahatlayacak ama büyükler belki de daha büyük sıkıntılara girecek. Hal böyle olunca da kanunda kim borçlandıysa yükümlülük ona ait olması şart, aksi halde bu 10,5 katrilyon rakamı 20’leri bulur.
İkinci aşama Sayın Bedir isim vermedi ama bazı kişileri işaret ederek şunu da söyledi. “Ben Kayserispor’un ligde kalması ve başarılı olması için buradayım. Ayrı bir mesai veriyorum, benim icraatımı ve yönetimimi beğenmeyen, ben daha iyi yaparım diyen birisi çıkarsa da kulübü hemen teslim etmeye hazırım hem de hemen. Önemli olan Kayserispor’dur asla kişiler değildir. Bu teklifim açık ve her zaman içinde geçerli” dedi.
Bir üçüncü şıkta kulübe maddi ve manevi destek olanların teşvik edilmesinin gerektiğini vurgulayarak; “Sarı Kırmızılı kulübe kim ne şartlarda yardım ederse elini uzatırsa Allah ondan razı olsun. Bu kişilerin, kuruluşların, kurumların desteklenmesi teşvik edilmesi gerekir, buda zaten elzemdir. Yoksa tribün geliriyle falan bu iş olmaz. Zaten tribünleri doldurmak için fiyattan taviz verdiğimizde düşünülürse destek ilk söylediğim yerlere kayıyor. Bunlarında rahat hareket etmesi için nüfus cüzdanında Kayseri yazan her kişi, Kayseri’ye yerleşmiş ve yıllardır Kayseri’ye hizmet etmiş her kişi Kayseri’nin menfaatlerinden faydalanan her kişinin yardım elini şehrin tek markası olan Kayserispor’a el uzatması zorunludur ve bundan da doğal bir şey olamaz. Zira bizim hesaplarımız geldiğimiz günden beri şeffaf, alınan belli satılan belli, kur farklarının bindirdiği yük belli. Onun için vicdanen rahatız. Kimseye kırgın değilim, kızgın değilim ama tam istediğim diyalog ve destek” diyen Bedir’in feryadı da, isteği de, arzusu da bu yönde. Bizimkisi iletmek.
Uygulamak ve destek olmakta muhataplarına...