Kayserispor’un ezeli rakiplerini saymaya başlarsak ilk Konya’dan başlamak gerekir... İki takımda Anadolu takımı, iki takımda süper ligden önce hep birbirlerine rakip olmuş iki ekip. Hatta Konya hem ezeli rakibimiz hem de ebedi dostumuz.
   İşte bu haftaki karşılaşma iki ezeli rakibin ama iki ebedi dost şehrin karşılaşması.
   İki hedefli takım karşı karşıya gelecek, kim kazanacak kim kaybedecek bunu söylemek gerçekten imkânsız ancak bir husus var.
   Evinde Konya’nın Kayseri’ye karşı pekte şansı tutmaz, bunun haricinde denk takımların mücadelesi Konya bir ‘TIK’ önde. Niye? Hem kendi sahasında oynuyor hem de basamak olarak üstte. Bunun haricinde de haftalardır mağlubiyet yüzü görmeyen bir Kayserispor, disiplinli ve iddialı bir teknik adam, sağduyulu bir yönetim ve hiç bir yerde takımı yalnız bırakmayan bir taraftar topluluğu var.  Bizim artılarımızda bu bağlamdadır.
   Aslında hiç bir maç oynanmadan kazanılmaz veya kaybedilmez. Etkenlere göre davrananlar karşılaşmalara yüzde verenlerin ki şans tutarsa gibidir.
   Maç kazanmak için çıkacaksınız ‘Çatır Çatır’ oynayacaksınız, sahaydı taraftardı güçtü futbolda yok. Oyun disiplininden kopmadığınız maçı 90 artısına kadar inançla götürdüğünüz takdirde gol atma ve kazanma şansınız hep vardır.
   Ben kendi adıma Konya maçından ümitliyim. Zira sürekli iyi oynayan ve yükselen bir takım kalesinden çok gol görmeyen hatta rakibe pozisyon anlamında asgari davranan bir takımın yenilme şansı yüzde 50‘lerin altındadır ki bu da kazanmaya yakın takım anlamı taşır.
   Kayserispor bu maçı kazanırsa o zaman çıtadan söz etme hakkına haiz olur.  Bekleyelim görelim hatta kazanalım ve bol bol konuşma hakkını elde etmiş olalım. Kayserispor’a şimdiden başarılar dilerim.