2 Nisan Otizm farkındalık günüydü. Bizler maşallah zaten her şeyin farkındayız. Farkında olmayan tanıdıklarımıza da fark ettiririz.  Yeter ki görmeyelim bizlerden farklı bir insan.
   Yolda, otobüste, markette, parkta, okulda... Hemen göz hapsine sokarız insanları, bu da yetmiyormuş gibi yanımızda birisi varsa baksın diye dürteriz. Onların rahatsızlık duyacağına aldırmadan yüksek sesle onlar hakkında konuşuruz.
   Çünkü bizler her şeyi biliriz. Mutlaka her konuda bir bilgimiz vardır. Vah vah, tüh tühlerimiz hiç eksik olmaz. Çok yakışıklı, çok güzelmiş ama kaderi yokmuş demeyi de asla ihmal etmeyiz. Sonra içten içe bir gülümseme belirir yüzümüzde. Çok şükür biz sağlıklıyız deriz.
   Merak konusunda da tavan yapmışızdır. Mutlaka nasıl olduğunu sorarız. Ne zaman fark ettiklerini, ne yaptıklarını vs. Bunları konuşurken yanımızdaki otizmli çocuğun söylenenleri duyup üzülebilmesi umurumuzda değildir. Merak her şeydir, anlayış hiçbir şey.
   Empati sıfırdır. Aynı sınıfta olmalarını hatta aynı sırada çocuğumuzla oturmasını istemeyiz. Parkta çocuklarımızla oynamasına izin vermeyiz. Nedense dışlarız. Taa ki başımıza aynı olay geldiğinde yanlış yaptığımız kafamıza dank eder. Aslında farklı insanlarla yakın olabilmek için bir yakınımızın olmasına gerek yoktur.
   Tüm farklı bireylerin tek istedikleri sadece sevgidir.  Yolda gördüğünüzde bir günaydın demeniz, gülümsemeniz, oyununuza dâhil etmeniz, ayrımcılık yapmamanız onları mutlu etmek için yeterlidir.
   En önemlisi de otizm kader değildir. Anne ve babaların çok erken fark etmeleri sayesinde bu hastalığı atlatabilmeleri de mümkündür. Bu konuda sosyal medyada açılmış hesaplar vardır. Aileler birbirleriyle dayanışma göstererek bu süreci daha kolay atlatabilmektedir. Ambalajlı, katkı maddeli, koruyucu içerikli gıdaları terk ederek, sağlıklı beslenerek, bağışıklık sistemini güçlendirerek, lavman yaparak ve eğitimle çocuklarını sağlığına kavuşturan çok aile vardır. Bağırsaklarımız artık 2. beynimiz olarak kabul ediliyor. Eğer bağırsak floranızı iyileştirirseniz birçok hastalığın etkisini azaltabilirsiniz ya da yenebilirsiniz.
   Otizmle nasıl yol alacağınız üzerine de birçok kitap vardır. Pes etmek yerine okuyarak, araştırarak, bilinçlenerek her şeyin üstesinden gelebilirsiniz. Unutmayın en erken 8 aylıkken belirtilerini gösterir. Sizinle göz teması kurmaması, seslendiğinizde bakmaması, oyuncaklarla oynamaması, dönen şeylere ilgi duyması gibi...
   Mavi ışığımızı tek bir gün yakmak yerine hiç kapatmayalım.
   Mavi ışıklarımız hep yansın.