İki yıl kadar önce KÖİ ( Kamu Özel İşbirliği ) ile ihaleleri nasıl, hangi şartlarda, kaç yıllığına, kimlere verildiği gibi soruların cevabını aramaya çalışmış, yeterli bilgiye ulaşamamıştım.
Yavaş yavaş bilgilere ulaşmaya başlayınca, inşaatlar başlayınca kimlerin aldığı, kaçar yatak kapasiteli olduğu gibi bilgiler sızınca merakım büsbütün artmış ve araştırmacı gazetecilik ruhum depreşmişti. Milletvekili arkadaşlarıma sordum, lütfen soruşturup bana KÖİ ile verilen hastaneler ve ihalelerin veriliş ve koşullarını bakanlıktan öğrenip bilgilendirir misiniz demiştim. El cevap, ticari sır gerekçesiyle bilgi vermiyorlar oldu.
İngiltere’de görev yapmış doktor arkadaşlardan, orada yaşayan arkadaşlardan, isimlerini açıklamak istemeyen Ankara’da görev yapan tıp profesörlerinden epey bilgi toplamıştım. Hepsinin ortak görüşü ‘İngiltere'de bu kadar büyük kapasiteli 800- 2000 yatak kapasiteli şehir hastaneleri projelerinin uygulama, hijyen, kontrol, hasta ve ziyaretçi ulaşımı, trafik vb. gibi sorunlar nedeniyle terk edildiğini, ideal çözümün şehrin dört bir tarafına 300- 400 yataklı hastaneler yapılmasının uygun olduğu, doğum, kanser, çocuk vb. ihtisas hastanelerinden sağlık açısından daha iyi sonuçlar alındığı ve dünya sağlık örgütü raporlarının da bu yönde olduğu şeklinde idi...
* * * * *
İkinci ve önemli bir hususta KOİ ile sözde ihale edilen şehir hastaneleri ‘Cebimizden beş kuruş çıkmayacak’ denilmesine rağmen ortaya çıkmıştı ki, müteahhitlerin cebinden beş kuruş çıkmadan, devlet garantili dış kredilerle yapılıyor yani finansmanı da bir bakıma devlet tarafından karşılanıp, 25 yıl boyunca döviz bazında müteahhide ödeme yapılacak, tüm hastane hizmetleri ( güvenlik, çamaşırhane, temizlik, görüntüleme, yeme içme vb. ) kar getiren hizmetlerde müteahite veriliyor. Yani ‘Taş Allahın, Kuş Allahın’ Hastane maliyetleri de oldukça yüksek rakamlar ( katrilyonlar) çıkıyordu...
Yapmayın, etmeyin vazgeçin, torunlarımızın torunlarına kadar borçlanacağız, bu bir hastane kapitülasyonudur dediysem de, ben yazdım, ben söyledim. Yakın arkadaşlarım yazılarımı Face’den ve gazeteden takip eden dostlarım hatırlayacaklardır...
* * * * *
Sonuç; Meclis bütçe görüşmelerinde sağlık bakanı Sayın Fahrettin Koca, yeni yapılacak 10 şehir hastanesinin ‘KOİ yerine kamu tarafından genel bütçe kaynakları ile yapılacağını, ne yazık ki yapımı süren 9 şehir hastanesinin yapımının sürdüğünü açıkladı.
Sayıştay’ın Sağlık Bakanlığı raporunda da ödemelerin devleti büyük sıkıntıya sokacağı anlatılınca vazgeçmek zorunda kaldılar. Ankara'nın merkezi, donanımlı,’Numune, Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları, Dış Kapı Çocuk vb. hastaneleri kapatılıp, ekipmanları çürümeye terk edildi.
Tüm yapılan Şehir Hastaneleri’nde yaşanılan sıkıntı ve şikâyetleri, ulaşımlarının sağlanmamasını FACE’den görebilirsiniz.
* * * * *
Yazımı okuyan değerli dostlar, 25 yılda milletimize getireceği yükün, 142,5 milyar dolar olduğu söylenmektedir. Yapılan hesaplamalara göre 30 şehir hastanesine ödenecek olan bu parayla, eğer bakanlıkça, eşit ihale şartlarıyla 862 adet, 1200 yataklı hastane yapılabilirdi. Bu sağlık kapitülasyondan acilen kurtarılmalı, yapılmış olanlar Sağlık Bakanlığı’na devredilmeli, şu ana kadar oluşmuş kamu zararları tazmin edilmeli, şehir hastanelerinin ihale şartları, maliyetleri tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi şeffaf bir şekilde halkımıza açıklanmalı, sırtımıza yüklenen bu kamburdan kurtulmalıyız...

