Sevgili okuyucularım yaz dönemi bitti. Neredeyse sonbaharda bitecek oldu. Sizinle olamadığım süre içinde, geçmişte olduğu gibi hemen her gün yeni gündemle güne merhaba dedik. Gündemin birini takip ederken bitirmeden diğeri geliveriyor.
Olağanüstü Halle yönetilmeye devam ediyoruz.
Hukuk kurallarının olmadığı, işletilmediği, kurumların sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların, üniversitelerin seslerinin çıkmadığı, olağanüstü haldeyiz.
16 Nisan’dan sonra ülkemizin ekonomisi uçacaktı. Terör yok olacaktı falan filan. Şimdi uçan bir şey varsa o da dolar. Olağanüstü haldeyiz.
Muhalif olanın itilip kakıldığı, hatta hain, casus, düşman, terörist olarak kolaylıkla nitelenebildiği yoğun bir medya rüzgârı altındayız. ‘’Kabataş’’ gibi büyük yalanların manşetlerden servis edildiği günlerdeyiz. Olağanüstü haldeyiz.
Yazacak çok şey varken bu yazımın konusunu İYİ Parti olarak seçtim.
Siyasal parti yelpazesine baktığımızda milliyetçi sosu olmayan parti yok gibi. Akla ilk gelen milliyetçi partiler MHP, BBP, Vatan Partisi.
İyi Parti’de milliyetçi partiler cenahında yerini alan yeni bir parti.
Diğer milliyetçi partilerle nüansları var.
Söylemi çarpıcı, güzel gözükmüyor ama siyasi pratiğe baktığımızda hep şunu gördük partilerde. ‘’Karakolda doğru söyler mahkemede şaşar’’ tavrı. Yani iktidara gelmeden verilen vaatler, alınan tavırlar, bakışlar iktidar olununca çoğu zaman tamamen değişir. Bu nedenle söylemine değil, pratiğine bakarak değerlendirme yapmalıyız. Asıl olan pratiktir.
AKP söylemi güzeldi. Neler neler diyerek demokrasi adına oylara talip oldu. Hala parti programı ile (teori/söylem) ülkeyi 15 yılda getirdikleri pratik (uygulama) arasında yüz seksen derece zıtlıklar var.
Yeni İYİ Parti, siyasi hayatımızda neleri değiştireceğini önümüzdeki süreçte yaşayacağız. Bu günden bazı öngörülerimi yansıtacağım.
AKP kendi kodlarına uygun bir muhalefet partisi karşısında nasıl bir tavır alacak merak konusu. AKP çevrelerinin tedirginliğini, endişelerini görür gibiyim. Propaganda yaparken kolaylıkla, CHP için kullandıkları kelimeleri, suçlamaları inandırıcı şekilde İyi Parti için yansıtamayacaklardır. Her ne kadar yok sayar gözükseler de, bir tedirginliğin gelip yüreklerine oturduğunu söyleyebiliriz. Siyasi ortam biraz değil epeyce renklenecek sanıyorum. Oy tabanı olarak asıl hedef kitlenin AKP memnuniyetsizleri olması AKP’deki tedirginliğin nedenlerinden biri.
Son günlerdeki Büyükşehir Belediye Başkanlarının istifalarının istenmesi, İl Başkanlarının istifa ettirilmeleri, her ne kadar sessiz sedasız götürülmeye çalışılsa bile, içinde büyük yangınlar taşıdığı inkâr edilemez. Parti içinde oluşan dalgalara karşı, birliğini korumaya çalışırken bir de İYİ Parti karşılarına çıktı. Özellikle batıdaki MHP ve AKP seçmenleri, kafalarını kaşımaya başlayacaklarını sanıyorum.
İYİ Parti, CHP’yi de etkileyecektir. Nelere vesile olabileceğini birkaç cümle ile aktarayım.
Parti içindeki bir kısım milliyetçiler/ ulusalcılar ile gerçek bir sol parti özlemi içinde olanların davranışları ve parti içi mücadeleleri, sosyal demokrat parti kimliğinin rengini oluşturacak. CHP’nin İYİ Parti’nin kuruluşundan, AKP kadar taban/oy endişesi bulunmuyor. CHP, Ülke demokrasisi açısından olumlu bir gelişme olarak bakacak.
Siyasi rekabetin kızışmasıyla, partinin eskiye göre daha gayretli çalışmaya yönelmesini sağlayacaktır.

