Değerli Okurlarım,
İşyerinde aşırı stres yaşayan hatta tükenme noktasına gelmiş olan çalışanların, işyerindeki iletişimde aşırı sorunlarla karşılaştıkları ve çatışma yaşadıkları, Dördüncü Avrupa Çalışma Koşulları Anket sonuçlarında da ortaya çıkmıştır.
Dördüncü Avrupa Çalışma Koşulları Anket Sonuçlarına göre, işyerinde şiddet veya tacize maruz kalan kişiler, işe bağlı sağlık sorunları bakımından, genellikle taciz ve şiddet görmeyenlerden daha yüksek düzeylerde sağlık sorunlarını rapor etmektedir. Mide ağrısı gibi fiziksel şikâyetlerin yanı sıra uyku sorunları, endişe ve asabiyet gibi psikolojik rahatsızlık semptomlarının oranı neredeyse dört kat fazladır. Artan işgücü devri, devamsızlık oranlarındaki artış kurumsal acıdan önemli kayıplar yaratan ve örgütsel maliyeti arttıran sonuçlardır.
Bu tür davranışların yeterince dikkate alınmadığı örgütlerde şiddet, örgüt kültürünün doğal bir unsuru olarak algılanabilmektedir. Bu algılama kurumsal açıdan disiplinsizlik ve verim kayıpları gibi sonuçlar doğurabilmekte, bireysel açıdan da stres, anksiyete, depresyon oluşumuna yol açmaktadır.
Ülkemizde de durum aynıdır.
İşyerinde psikolojik şiddet kavramının uluslararası literatürde yaygın kullanım şekli olan mobbing; aşağılama, alay, damgalama, dışlama ve izolasyon gibi eylemleri içermektedir. Dolayısıyla psikolojik şiddet, sözel (bağırma, azarlama, küfretme, hakaret etme), duygusal baskı ve yıldırma, tehdit etme şeklinde oluşmaktadır. Bazı psikolojik şiddet örneklerini şöyle sıralayabiliriz.
Belirli bir çalışan hakkında bir söylenti yaymak, çalışanı biriminde tecrit etmek, çalışanın görevlerini yerine getirmesini zorlaştırmak, çalışanın işten ayrılmasını sağlamaya çalışmak, konuşurken sözünün kesilmesi, küskünlükler, yok sayılma, lakap takma, görmezden gelinme, yapılan işin sabote edilmesi, sürekli suçlanma ve eleştirilme, uygunsuz şakalar yapılması, statünün küçümsenmesi, sözlü ya da yazılı tehdit, kaba ve kötü sözlerle rencide edilme, motivasyonun kırılmaya çalışılması, iş performansının dışında işler verilmesi, alışılmış iş düzeninin bozularak farklı işlere yönlendirilmesi gibi eylem ve davranışlar…
Kamu kurum ve kuruluşlarında yukarıda sayılan eylem ve davranışlar olamaz ya da böyle bir şiddet yok diyebilir miyiz? Elbette diyemeyiz. Çünkü, yaptığım bilimsel araştırma çalışmasından elde ettiğim verilerden anlaşılacağı üzere, kamu iş yerlerinde şiddet türlerinden en fazla olanı psikolojik şiddettir.
Yapılan çalışmada, araştırmaya katılan 2860 kamu çalışanından 547’sin psikolojik şiddete yönelik eylem ve davranışa maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Diğer sonuçlarla da karşılaştırıldığında ortaya çıkan sonuç, kamu iş yerlerinde psikolojik şiddet olgusunun diğer şiddet türlerine göre çok yüksek olduğunu işaret etmektedir.
Neydi diğer sonuçlar?
Fiziksel şiddete maruz kalanların sayısı 138, cinsel tacize maruz kalanların sayısı 81. Görüldüğü üzere her 100 çalışandan 5’inin fiziksel şiddete, 3’ünün cinsel tacize maruz kaldığı değerlendirildiğinde, psikolojik şiddete maruz kalanların oranı yaklaşık yüzde 20’dir. Yani her 100 çalışandan 20’si psikolojik şiddete maruz kalmaktadır.
Psikolojik şiddet ile ilgili sorulara yanıt vermeyenler düşünüldüğünde 547 sayısı ve yüzde 20 oranı, kamuda psikolojik şiddet olgusunun varlığı için yadsınamayacak bir değeri göstermektedir. Dolayısıyla gerçek durumun yüzde 25’in üzerinde olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu sonuç, Türk Kamu Yönetimi örgütlenmesinin bugün nasıl bir durumda olduğunu kanıtlayan önemli bir göstergedir.
Yazımın başında demiştim ki, bu tür davranışların yeterince dikkate alınmadığı kurumlarda şiddet, örgüt kültürünün doğal bir unsuru olarak algılanabilmektedir. Bu algılama kurumsal açıdan disiplinsizlik ve verim kayıplarını doğururken, bireysel açıdan da stres, anksiyete, depresyon oluşumuna yol açmakta ve sağlık sorunlarına neden olmaktadır.
Sonraki yazımın konusu, kamu iş yerlerindeki şiddet olgusunun nedenleri ve çözüm önerilerine ilişkin elde edilen verilerle yapılan değerlendirmeyi iletmek olacaktır.
“Kamu İş Yerlerinde Şiddet Nasıl Önlenir” başlıklı yazımda buluşmak üzere...
Yaşayacağımız bütün günlerimiz aydınlık olsun.
İletişim: bilgesay.haluk@gmail.com
