Hayatınızda karşı cinse, evlada, anne-babaya, doğaya vs her şeye âşık olabilirsiniz ama okumaya âşıksanız eğer bu sizde vazgeçilemeyecek bir tutku haline gelmiştir. Okumaya başladığınız andan itibaren dünyada sadece siz ve kitabınız vardır. Dış dünyaya algılarınız kapanmıştır. Her bir sayfada yeni bir heyecan, yeni bir umut benliğinizi kaplar. Okumakla kararan ufkunuzu aydınlatır, geleceğinize yön verirsiniz.
   Kitap okurken aslında o kitabın yönetmeni de sizsinizdir. Elinizde elbette bir senaryonuz vardır ama onu kendi ruh dünyanızda şekillendirip, görüntüye aktaran sizin düş gücünüzdür. Okuduğunuz bir kitabın sonraları film ya da diziye çekildiğinde ki hayal kırıklığınızı hatırlayın. Oysaki siz okurken öyle hayal etmemişsinizdir.
   Kitap okumayı sevmeyen birisi olduğuna inanmıyorum. Her insan kitap okumayı sever. Sadece yanlış zamanda yanlış kitap tercihiniz olmuş olabilir, bu da sizi kitaptan soğutmaya engel değildir.
   Hani derler ya ülkemizde kitap okuma oranı çok düşük diye, bu söze katılmıyorum. İnsanların kitap alabilecek maddi güçlerinin olmadığına inanıyorum. Bu yüzden ya korsan kitap alırlar ya da kitabı elden ele vererek okurlar. Asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışan bir aileyi düşünün. 2 de çocuğu olsun. Çocukların eğitim masraflarını mı karşılasınlar yoksa kendilerine kitap mı alsınlar. En ucuz kitap 10 TL diyelim bu kitap okumaya tutkun biri için bir haftada okunur. Çocukların okuyacağı kitap farklı çocuklara da alalım. Çocuklar da aynı hikâyeyi bir-iki kez okuduğunuzda sıkılıp başka hikâye oku diyorlar haklı olarak. Bu aile nasıl sürekli kitap alabilsin! Mecbur eş dosttan takas ederek kitap okuyacaktır.  Kitap alamamaktan muzdarip birçok insan olduğunu biliyorum.
   Kitapların da ekmek gibi ucuz olması gerekir. Ekmek nasıl bir nimet ise yemeğe oturduğumuzda ekmek olmadan karnımız doymuyor ise kitap okumadan da ruhumuz, beynimiz doymaz. Gönül ister ki kitaplar da ekmek gibi1 TL olsun. İnsanlar kolayca alıp okuyabilsinler. Şimdilerde internet yoluyla da kitap okunabiliyor ama eğer okumaya tutkun birisiyseniz elektronik cihazda değil elinizin altında kokusunu içinize çekebileceğiniz, her an yanınızda taşıyabileceğiniz, altını çizebileceğiniz, notlar alabileceğiniz, istediğiniz zaman kütüphanenizden çıkarıp tekrar okuyabileceğiniz bir kitabınız olmalı.
   Evinizin bir de kütüphanesi olmalı. Evlenirken eşya alırken bana çok söylemişlerdi yeni gelin evi vitrinsiz olmaz diye, bende içine bardakları sergileyecek bir vitrin yerine kitaplarımı sergileyecek bir kitaplık almıştım. Benim vitrinim kitaplığım.
   Bir toplum kitapla, kültür-sanat etkinlikleri ile gelişir, değişir. Belediyelerimiz bu konu da çok duyarlı özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik’e buradan çok teşekkür ediyorum. Her hafta bir etkinlik, tiyatro, konser, geziler oluyor. Bu etkinlikler her yaşa, her türlü ilgi ve zevke hitap ediyor. Aileler artık daha bilinçli, daha duyarlılar. Yoğun ilgi ve talep görüyor.
   Kitap okumak, sanatla iç içe olmak,  bazen dünyayı, bazen geçmişi, bazen bugünü ama en çok da kendini keşfetmektir, değiştirmektir, geliştirmektir. Unutmayalım ki bir çocuk gelişir, dünya değişir. Sevdiklerinize öncelikle ama öncelikle kitap hediye edin ve sanattan eksik kalmayın.