Ülkemizin, düşünen üreten çalışan kesimleri, özellikle son beş altı yıldır ülkenin iyi yerlere gitmediğinden rahatsızlık duyuyorlardı. Genel duyguları üzülme, kırılma, yorulma, umutsuzluk içinde bulunuyorlardı.
Ülke yöneticileri iyi bir gelecek vaad etmiyordu.
Dünyanın en gelişmiş ülkeleri skalasında yer alabilecekken/şartları var iken, bir türlü rasyonel düşünen, doğru yöneticileri seçemedik.
Tarım yok edildi. Sanayi üretimi, çağımıza, gelişen yeni teknolojilere, katma değerli ürünlere yönelemedi. Bu konuda yeterli teşvikler sağlanamadı.
Orta gelir tuzağı denilen bir konumda debelenmeye başladık.
Beyin göçü olgusunu yaşamaya başladık.
Siyaseten kamplara ayrıldık.
Bizim gibi düşünmeyenlere düşman gözü ile bakmaya başladık.
Ülkenin aydınlık geleceği, kara bulutlarla kaplandı. İlerleyen bir gemide geriye doğru gidiyor gibiydik.
Tarihin şaşmaz sonucu, toplumların her zaman ileriye gittiğini görmezden geldik. Bilimin, sanatın, sporun uzağında kaldık.
Şehirlere akın eden ve şehir çevrelerini kuşatan yığınlar, yaşam alanlarını geldikleri yerlere benzettiler. Kendi camiaları içinde yuvalanıp kaldılar. Kendileri gibi olmayanları dışta bıraktılar. Yaşam tarzları değişmedi. Dünyaya/hayata bakışları zenginleşemedi.Kendi gibi olmayan camialarla iletişim kurmadılar/kurdurulmadılar. Diyaloğun, hoşgörünün güzelliğini fark etmediler.
Bu yığınlara doğru önderliklerde gösterilemedi.
Çağdaşlık ve medeniyet dinden ayrılma gibi gösterildi/gösteriliyor.
Şehrimiz, zengin tarihine, ekonomik gelişmişliğine, çok kültürlülüğüne uymayan bir tekdüze yönetimlere teslim oldu. Yani tarihin, turizmin, ekonominin önemli merkezlerinden biri olabilme yeteneğini sergileyemedi.
Kayserili olarak, şeffaf yönetimin ve yönetime katılmanın tadını alamadık. Bizi yönetenler, 25 yıldır, istedikleri gibi yönetiyorlar. Neyi nasıl yapacaklarını halka danışmıyorlar. Halktan toplanan vergilerin nerelere harcandığını bilemiyoruz.
Örneğin belediyenin gelirleri giderleri ne durumda bilmiyoruz. Toplanan vergiler ne kadar, ulaşımda harcanan paralar, stat yapımı, terminal yapımı maliyetleri nedir, haberimiz yok.
31 Mart seçimleri sonunda, büyükşehirlerdeki oylara bakınca Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesi ana damarının canlandığını hissediyorum. Halkımız için, ülkemiz için daha güzel günlerin ışığı yansımış gibi. Çağdaş uygarlık düzeyine çıkma isteği ve evrensel değerlerin toplumda kabulünün artması umut verici gelişmelerdir.
Şehrimiz belediyeleri de diğer başarılı örneklerden dersler çıkartıp, standartlarını yükseltmelidir. Trafik keşmekeşi ve beton yığınından bir nebze uzaklaşmalıdır. Şehir rantı, tüm şehre yedirilmelidir. Şeffaf olmalı, katılımcı olmalıdır.
Hem şehrimiz hem de ülkemizin içinde bulunduğu durumdan ileriye gidebilmesi için yapılacak iş ayan beyan ortadadır.
Çıkış yolu bariz biçimde kendini gösteriyor. Eğitim kalitesini artırmak ve her şartta hukuku, hukukun üstünlüğünü korumak. Diğerleri, bu çekirdeğin etrafında kendiliğinden oluşarak meyveyi oluşturur.
Bu gerçeğin görülmesi ve içselleştirilmesi bize yepyeni ufuklar açacaktır.
Yeni seçilen belediye başkanlarına, meclis üyelerine ve muhtarlara başarılar diliyorum.
8 Nisan 2019
KAYSERİ ÖRNEK ALMALI
Ülkemizin, düşünen üreten çalışan kesimleri, özellikle son beş altı yıldır ülkenin iyi yerlere gitmediğinden rahatsızlık duyuyorlardı. Genel duyguları üzülme, kırılma, yorulma, umutsuzluk içinde bulun

