Orhan Veli’nin kendine özgü tavrıyla kaleme aldığı şiirlerden biri, Kuyruklu Şiir. Bugünlerde aklıma düşüyor nedense... Güç sahiplerinin gözüne girmek için çabalayan kimi görsem, aklıma hemen Kuyruklu Şiir geliyor.
Kiminin akademide kariyeri var, kiminin koskoca kalemi; görünüşe bakılırsa bir şeyler biliyorlarmış da, onun için tartışma programına çağrılmışlar gibi... Biz hiçbir şey bilmeyen zavallı izleyici (!) onları dinleyip bir şeyler öğreneceğiz öyle mi?
***
Büyük İskender, Makedonya'dan çıkmış; Anadolu'yu, Ortadoğu’yu,fethetmiş, Hindistan'a varmış. Montaigne’in yazdığına göre;çevresindeki dalkavuklar “Sen Zeus'un oğlusun, Zeus'un oğlusun" diye onu Tanrının oğlu olarak görmeye başlayınca, genç imparator; çekmiş kılıcını, bileğinde bir çizik açmış. Çizikten kan yürümeye başlayınca çevresindeki tüm dalkavuklara seslenmiş:
-Hani Tanrının oğluydum?Tertemiz insan kanı değil mi bu!
Boşuna dememişler Büyük İskender diye. Otuzlu yaşlarda dünyanın nerdeyse dörtte birini fethetmiş adam, yutmamış dalkavukların aldatıcı sözlerini.Günümüz dünyasında böylesi pohpohlara kanan liderler, siyasetçiler yok mu?
***
Çocuklara adam olmanın erdemini, önemini öğütleyen bir öykü var:
Babanın biri, oğlunun haylazlığından, sakarlığından öylesine bunalmış ki, son noktayı koymuş:
-Oğlum sen adam olmazsın!
Devir Osmanlı devri. Hakkaniyet, liyakat değil, Sarayın icazeti yeterli; bey, paşa olmak için.
O haylaz, sakar çocuk da gün gelmiş, paşa olmuş. Osmanlıda paşa olmak ne ki; padişahın iki dudağı arasında.
Osmanlı paşası, babasını iki jandarma eriyle huzuruna getirttikten sonra babasına sitem ile seslenmiş:
-Baba, hani adam olamazdım? İşte,bir paşayım artık, paşa oldum.
Artık sakalları ağarmış olan baba, oğluna öyle okkalı yanıt verir ki, biz ona “tokat” desek yeridir.
-Oğlum, ben sana adam olamazsın dedim, paşa olamazsın demedim ki!
***
Televizyonlarda, dönemin güç sahiplerine şirin görünmek için maskaralık yapan“adamsıları” gördükçe, adam olmanın zor şey olduğunu daha iyi anlıyor insan.
Neyse, biz gelelim Kuyruklu Şiire. Söz Orhan Veli'nin:
Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani,
Böyle kuyruk sallamak tanrının günü.
İletişim: ayhangulsoy1@gmail.com

