Düşünüyorum da, Hitler'in karşısında güçlü bir muhalefet olsaydı ya da onun düşüncelerindeki sakatlığı dile getiren gerçek dostları olsaydı, acaba ikinci dünya savaşı yine olur muydu?
   Biliyorum sığ bir soru bu. Çünkü İkinci Dünya Savaşının asıl çıkma nedeni, Birinci Dünya Savaşı sonunda28 Haziran 1919 Versailles Antlaşması ile Almanlara diz çöktürülmüş olmasıdır.
   ***
  
Osmanlıyı Sevr Antlaşması ile nasıl bitirmek istedilerse; Birinci Dünya Savaşını kaybeden   Almanya'yı  da Versay Antlaşması ile kıskıvrak bağladılar. Bu onur kırıcı antlaşmayı Almanlar kabullenemedi. İngiliz ve Fransız düşmanlığı ülkede egemen oldu.
   Hitler, ülkesindeki o hoşnutsuzluğu fırsata çevirdi, adım adım siyasette ilerleyerek, önce başbakan, ardından devlet başkanı oldu. Hitler, güçlendikçe  Yahudileri, komünistleri, sosyalistleri, sosyal demokratları, en sonunda kendine muhalif olan kim varsa herkesi etkisiz kılacak acımasız politikalar  sürdürdü.
   ***
  
Sonunda hiçbir yanlışına karşı çıkacak kimse kalmayınca; 1 Eylül 1939'da Polonya’yı işgal ederek, İkinci Dünya Savaşını başlatmış oldu. Birinci Dünya Savaşının intikamını alma hırsıyla, Avrupa'nın yarısını yuttu. Türkiye'ye kadar geldi nerdeyse!.. Avrupa'nın başkentleri karşılıklı hava saldırıları sonunda büyük yıkıma uğradı.
   Savaş 1945’te bittiği zaman altı yıl içinde yarıya yakını sivil olmak üzere, toplam elli milyon insan öldü/kayboldu.
   ***
   Her ülkede iktidar vardır ama, her ülkede  muhalefet yoktur. Muhalefet varsa, muhalefetin sözü, önerisi dikkate alınıyorsa orada demokrasi vardır. Demokrasinin olduğu yerde  konular/sorunlar tartışılır; düşünceler ortaya konur; sonunda bir karara varılır.
   Demokrasi varsa, orada güçlü kurumlar olur. Güçler ayrılığı kesin çizgilerle belirlenmiştir. Yasama-yürütme-yargı;üç erk de  gücünü milletten alır, millet adına yetki kullanır... Denge -denetlenme-hesap verme varsa, demokrasi  serpilip gelişir. Hukuk varsa demokrasi ayakta kalır.
   ***
   İnsanları yanlışlarından döndürecek, açık sözlü dostlar ne kadar değerliyse; bir ülkede muhalifler de en az onlar kadar değerlidir. Akıllı insan, kendini  uyaracak nitelikte ve içtenlikte dostlar seçer kendine. Çünkü bilir ki akıllı insan: “Dost acı söyler.”
  Yaptığınız yanlışları yüzünüze söyleyecek dostlarınız yoksa; eyvah, işiniz dalkavuklara kalmış demektir.
   Dinleyin muhalif insanları, değer verin onlara; belki büyük kayıplardan dönmenizi onlar sağlayacaktır; kim bilir!
   İletişim: ayhangulsoy1@gmail.com