Dünkü gazetemizin manşetini okumuşsunuzdur…
Melikgazi Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Demirel, Kayseri’de sağlık sektörünün içinde bulunduğu durumu veciz bir şekilde dile getirdi…
Aslen Mimarsinanlı olan Dr. Mustafa Demirel’i, Göğüs Hastanesi Başhekimliğinde tanımıştım…
Göğüs Hastanesi yıllardır bakımsızlıktan perişan haldeydi…
Talas girişinde ki Göğüs Hastanesi adeta terk edilmiş bir haldeydi…
Göğüs hastalığı çeken yaşlıların kaderine terk edildiği bir huzurevi gibiydi…
Herkes girmekten korkardı…
Nefes darlığı çekenler, astım hastaları, ciğerleri bitmiş yaşlıların öksürük nöbetine tutulduğu bir yerdi…
Doğru-dürüst bir göğüs filminin bile çekileceği bir rontgen cihazının olmadığı, koridarlar ve odalar kapkaranlık, bir ampul bile takmaktan aciz bir yönetim anlayışı hüküm sürüyordu…
İşte o günler de Dr. Mustafa Demirel, Göğüs Hastanesi’ne Başhekim olarak atanmıştı… Demirel, atandıktan yaklaşık sekiz ay sonra basın mensuplarını Göğüs Hastanesi’ne davet ederek hastaneyi gezdirdiğinde, hertaraf pırıl pırıl boyadan geçmiş, daha önce kapkaparanlık olan koridor ve odalar pırıl pırıl aydınlanmış, yatak ve çarşaflar tertemiz olmuş halde bizi servisleri gezdirdiğinde bir meslektaşımız, “Beş yıldızlı otel gibi olmuş, gelip yatsak olur mu?” diye espri bile yapmıştı…
Mustafa Demirel işte ta o zaman bizim takdirimizi kazanmıştı…
Ta işte o zamandan beri sağlık sektörünün içinde olan Melikgazi Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Demirel, özellikle pandemi süreciyle birlikte sağlık sektörünün içinde bulunduğu sıkıntıları dile getirdi…
Aslında Demirel’in söylediklerini bilmeyen yok… Yolu Şehir Hastanesi ya da diğer hastanelere düşüpte bu sıkıntılarla yüzyüze gelmeyen yok…
Özellikle pandemi sürecinin başından beri pandemi hastalarının tedavisi konusunda yetkili kılınan Şehir Hastanesi’nde yaşanan o kadar kötü örnek var ki sıralamayla bitmez! Ne acı ki birçoğu da ölümle sonuçlanmış kötü örnekler…Neyse ki şimdi pandemi tedavisinde sadece Şehir Hastanesi ya da Erciyes Üniversitesi Fakültesi yetkili değil, diğer özel hastanelerde servis açtı…
Şimdi diğer hastaneler de pandemi hizmeti veriyor…
En azından yük hafifledi…
Üstelik vaka sayısının arttığı şu günler de!
Şimdi gelelim, Melikgazi Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Demirel’in neler söylediğine…
Gazetemizi okuyanlar dünkü haberi okudukları için sözkonusu haberi baştan sonra tekrarlamayacağım ve sadece esas önem arzeden laflarını anımsatmakla yetineceğim…
“KAYSERİ 2 AY ÖNCE İSTANBUL’UN
YAŞADIĞI HASTA SEVİYESİNE
ULAŞMIŞ DURUMDA!”
“Pandemi ne yazık ki şehrimizde İstanbul’un 2 ay önce yaşadığı anormal hasta sayısına ulaşmış durumda. Her geçen gün artarak gitmekte. Bunun önlenmesi için bazı tedbirlerin alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Çünkü artık Covid pozitifliği Erciyes Üniversitesi’nde 70’e yakın, Devlet Hastanesi’nde bir o kadar, özel sektörde enfeksiyonu olmayan hekimlerin, hemşirelerin, hasta kabul çalışanlarının olduğu bir durumla karşı karşıyayız. Artık sağlık sistemi de sinyal vermeye başlamış durumda. Eğer bu şekilde devam edecek olursa vatandaşımıza hizmet verilemeyecek pozisyona gelinecektir. Bu açıdan eğer salgın durumu, virüs yoğunluğu İstanbul’da olsa kesinlikle sokağa çıkma yasağı uygulanabilirdi. Sokağa çıkma yasağı dışında mutlaka alınması gereken tedbirler var. Ekonomi olmazsa olmazlardan ama insan sağlığı her şeyin başında geliyor. Birincisi kafelerin belirli süre ile kapatılmasının uygun olacağını düşünüyorum. İkincisi hafta sonları virüs yükünün azaldığı döneme kadar mutlaka sokağa çıkma yasağının olması gerekmekte. Üçüncüsü düğün ve toplu yemeklerin kesinlikle durdurulması gerekiyor. Tatillerin mutlaka iptal edilip daha sonraki sürece bırakılmasında fayda var diye düşünüyorum. Eğer bu virüs yükü bu hızla gidecek olursa Kayseri’de ne şehir hastanesi ne üniversite hastanesi ne özel sektör bu hasta yüküne cevap verme durumunda değildir. İl Pandemi Kurulu’nun ciddi manada çözüm bulmaları gerektiğini düşünüyorum"
Dr. Mustafa Demirel’in dile getirdiğine kim itiraz eder?
Kimse!
Niye itiraz etsin ki?
Zaten Sağlık Bakanlığı’da bu noktadan hareketle aralarında Kayseri’nin de bulunduğu 14 İl’de Demirel’in dile getirdiği önerilere benzer şekilde yeni tedbirler aldığını açıkladı…
Düğün, mevlit, nişan, gelin alma, kına gecesi ve sünnet düğünü gibi organizasyonlara sınırlama getirilerek 2 saatle sınırlanmıştı, 2 saatte dün açıklanan yeni ek kararla bir saate düşürüldü…
Turizm sezonunun bitişi ve dolayısıyla 1 Eylül’den sonra daha netür kararlar alınacağını henüz bilmiyoruz…
Dr. Mustafa Demirel de benzer önlemler alınmasını talep etti… Hatta tekrar sokağa çıkma sınırlamasının getirilmesini bile önerdi… Olur mu, o da olur bu gidişle!
Çünkü cidden gidişat vahim!
Daha önce AK Parti Milletvekili İsmail Tamer’in kameralar karşında, “Rakam vermek istemiyorum ama inanın Kayseri’de durum çok vahim! Yalvarıyorum Allah rızası için kurallara uyun!” diye yalvarmıştı…
Cidden Kayseri’de durum çok vahim…
Sadece Kayseri merkez de değil, hemen yanıbaşımız da Hacılar da, Develi’de, Tomarza’da ve diğer ilçeler de cidden rakamlar çok kötü…
Bunları saklayarak, gizleyerek, her şey yolunda merak edecek, endişe duyacak bir durum sözkonusu değil diye insanları rehavete sürüklemenin hiçbir anlamı yok! Tam tersi herkese işin ciddiyetliğini anlatmak ve ona göre tedbir almaya zorlamak lazım!
Yani işin özeti işin vehametini herkes görmeli ve herkes ona göre tedbirlere uymalı…
VALİ ŞEHMUS GÜNAYDIN'DAN AÇIKLAMA GELDI;
“İLİMİZDE HASTANELERDE
DOKTORLARDA YETERLİ”
Vali Şehmus Günaydın, Ticaret Odası’nın Meclis Toplantısına videokonferans sistemi ile katılarak, “Sağlık sistemi çökmek üzereymiş, hastaneler çok zor durumdaymış” gibi açıklamaların asılsız iddialar olduğunu söyledi. Vali Günaydın; “Türkiye’nin en çok test yapan ili durumundayız. 24 saat içerisinde vatandaşlarımıza sonucu bildiriyoruz. Hastaneler yeterli, doktorlar yeterli, resmi makamların söyledikleri dışında hiçbir ifadeye itibar etmeyin" ifadelerini kullandı.
Vali Şehmus Günaydın, Ticaret Odası’nın Meclis Toplantısı’nda koronavirüs salgını konusunda kentte yapılan çalışmalar konusunda bilgiler verdi. Her gün sahada olduklarını, esnafları sürekli uyardıklarını belirten Vali Günaydın, "Maalesef kentte iyi niyetli olmayan söylemler ortaya atılıyor. Sağlık sistemi çökmek üzereymiş, hastaneler çok zor durumdaymış, bunlara inanmayın. Hepsi gerçek dışı, asılsız iddialardır. Anlık olarak takip ediyorum, sağlık çalışanlarımız büyük gayret samimiyetle bu süreci hiçbir sıkıntıya düşmeden çalışıyorlar. İlimizde her türlü önlem alınıyor, anlık olarak telefonum önümde, bütün hastanelerimizi takip ediyorum. Türkiye’nin en çok test yapan ili durumundayız. 24 saat içerisinde vatandaşlarımıza sonucu bildiriyoruz. Hastaneler yeterli, doktorlar yeterli, resmi rakamların söyledikleri dışında hiçbir ifadeye itibar etmeyin" ifadelerini kullandı.
“SADECE SAHABİYE MAHALLESİ’NDE 187 EV KARANTİNADA!”
Sahabiye Mahallesi Muhtarı Alim Gerçel’i yıllardır tanırım…
Rahmetli Nevzat Ağbi’den sonra (Av. Nevzat Türkten) ERCİYES Dergisi’ni sırtladı…
Yani fikir adamı hem de muhtar…
Üç mahallenin birleştirilmesiyle tek mahalleye dönüştürülen Sahabiye Mahallesi’nin muhtarı…
Kayseri’nin en büyük ve en hareketli mahallesi…
Dün Alim Gerçel’i cep telefonundan aradım:
“Alim ağbi ne oldu senin mahallende coronavirüs patlamış! 187 ev karantina altındaymış diye yazmışsın!” dedim…
Alim Ağbi:
“Hiç sorma Recep Bey, daha da artacak gibi!” dedi.
“Öyle mi?” diye endişeyle sordum.
“Az önce karakoldan aradılar, oraya gideceğim demek ki karantina ev sayısı artmış ki onu tebliğ edecekler!” dedi.
“Allah! Allah! Görüyor musun?” diye hayıflandım…
Alim Gerçel:
“Recep Bey, hiç kimse tedbirlere uymuyor, buraya gelen vatandaşlar bile maske takmıyor, nerde masken diye soruyorum cebimde diye cevap veriyor. İyi de kardeşim o maskeyi takman lazım o maske mendil değil ki diye kızıyorum. Fakat vatandaşlara bakıyorum, kahvehaneler de, çay ocaklarında parklar da baş başa oturuyorlar. Ne sosyal mesafe var ne maske ne de hijyen. Öyle olunca tabii corona patlar. Ayrıca sizden rica ediyorum, çocuk parklarını da bir dile getirini lütfen!” dei.
“Ne var çocuk parklarında?” diye sormadan edemedim.
Alim Gerçel:
“Çocuklar gelişi güzel oyun oynuyor, çocuk oyun aletlerine ellerini rastgele sürüyorlar, oyun oynuyorlar. Aletler silinmiyor, temizlenmiyor kir-pas içinde. Çocukar da ebebeyinleri için birer taşıyıcı konum da!” dedi.
Sahabiye Mahallesi Muhtarı Alim Gerçel’den son derece önemli uyarılar. İnşallah yetkilileri ve ilgilileri kulak verir…

