Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan'ın yakalandığı gün tanışmıştım siyasetle. Bugüne kadar da hiç ayrı kalamadım.
   1980 öncesi olayları ve yaşananları anlatmayacağım. Daha sonra öğretmenlik hayatım ve Avukatlık hayatımda da bahsetmeyeceğim.
   Siyasi hayatımda CHP de aktif olarak görev aldığım, 2009 yerel seçimleri ve devamını kısaca özetleyeceğim. 2009’da Talas Belediye Başkanı adayı olarak görev aldım. Daha sonra İl Yönetim Kuruluna seçilerek iki dönem (yaklaşık 5 yıl) görev yaptım. Bu sürede hukuk işlerinden sorumlu ve örgütten sorumlu İl Başkan Yardımcılıkları görevinde bulundum.
   Partimizin son il kongresi sürecinde yaşadıkları ve tabanda meydana gelen ayrışmaların sonucu İl Başkanı adaylığım gündeme geldi.
   Aday olmam, parti içinde belirli kesimlerin partiden uzaklaşmasının önünü kesti. Birkaç arkadaşlarımız yönetime girdi. Böylece içimizdeki yarılmanın derin olması engellendi. Yani aday olup seçime girmekle parti içinde birlik ve bütünlük yolunda önemli adımlar attığımızı düşünüyorum.
   İl kongresi süreci de zaten eşit olmayan koşullarda bir yarış şeklinde geçmişti. Süre çok azdı. Bu konuları ayrıntılarla anlatmanın zamanı değil şimdi. Erken seçim kararı alınınca, artık partimde bu güne aldığım görevlerin üstüne bir de milletvekilliği adaylığını koymak istedim.
   Elbette ülkemin bugün içinde bulunduğu koşullarda bir çıkış yolu arama kaygılarımda var ve diğer birçok nedenler de sayabiliriz.
   Ancak hukukçu olarak hukuk devleti olma mücadelesinin en önemli mücadele olduğu kanaatiyle de aday olmak istedim.
   İlimizde adaylık için başvuru az oldu.  Adaylar arasında bir kaç kişi daha yeni partiye geliyor ve aday oluyordu.
   Bu koşullarda ilk 10 listesinde olmam kesin gibiydi.  Merak konusu ise sıralamanın nasıl olacağıydı. Bir de baktık, partiye yeni katılan arkadaşlar liste de ama yıllarını partiye hizmetle geçiren birilerinin de üstü çizilmiş.
   Çok şey var söylenecek ama söylenemeyecek şimdilik.
   Neden sorusunun ve sorgulamanın ne yeri ne de zamanı.  O halde neden yazıyorsun diyebilirsiniz. Tek nedeni zamana not düşmek. Gelecek genç kuşaklara tecrübe aktarma gayreti.
   Şimdi tek çabamız, ülkemizin güzel günlere kavuşması için mücadeleye devam. Sevgili Recep Bulut kardeşimin yazdığı gibi demokrasi, hukuk adına küsmeden darılmadan mücadele etmek.
   Neylerse Mevlam güzel eyler.