Orta Asya halklarının, bütün gün at üstünde zaman geçiren Hunların, Oğuzların kurutulmuş etten elde ettikleri yiyecek türüdür pastırma.
Üçüncü yüzyıla ait bazı Roma kaynaklarında, göçebe yaşam süren Hunların; yarı pişmiş etler yedikleri; bu etleri atlarının eyerindeki heybelere koyup, atın üstündeki adamın baldırlarıyla o eti sıkıştırarak, kurutma ve baskı işleminden geçirdikleri anlatılıyor. Anadolu’ya Oğuzlar aracılığı ile giren pastırmanın daha sonra evlerde, zaman içinde işliklerde yapıldığı biliniyor.
* * *
Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde, 17. Yüz yılın Osmanlı ülkesini anlatırken, sıra Kayseri'ye geldiğinde “Etleriyle ün kazanmış, kimyonlu sığır pastırmasından" övgüyle söz eder.
Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi’ni yaptıktan sonra çalışmalarını orada üç aydan fazla sürdürür. 108 gün sonra Ankara'ya giderken, Heyeti Temsiliye Reisi olarak, 19 Aralık 1919 akşamüstü Kayseri'ye gelir. İki günlük bir çalışmanın ardından Ankara yoluna koyulur yeniden, heyetiyle birlikte...
Mazhar Müfit Kansu'nun anılarından öğrendiğimize göre; Mustafa Kemal Paşa, kahvaltıda pastırma göremeyince, “Efendim, sizin meşhur pastırmanız olur, yumurtalı pastırma...” diyerek ev sahibine takılır. Ev sahibi Raşit Ağa, derhal bu isteği yerine getirtir.
* * *
Pastırma denince herkesin aklına Kayseri'nin geldiğini, Allah da bilir kulu da... AKP milletvekillerinin, siyasetçilerinin bilmemesi mümkün değil. Ama nedense, Genel Başkanlarını bilgilendirmemiş olacaklar ki, pastırmanın ünü Kastamonu'ya kaptırıldı.
Bütün Kayseri ahalisinin üstünde durması gereken konu şu: Pastırmanın simge şehri Kayseri olduğu halde; neden Kastamonu ön plana çıktı? Ürünlerimizde bir kalite, kıvam mı söz konusu; yoksa bir tanıtım sıkıntısı mı var? Kayseri Ticaret ve Sanayi Odalarının merakını çekiyor mu bu durum?
* * *
Çeyrek yüzyıldır Refah Partisi-AKP çizgisinde onlarca milletvekili, pek çok belediye başkanları geldi geçti şu şehirden. İktidar partisi mensubu olmalarına rağmen, milletvekillerinin kamu yararı için dişe dokunur bir çalışma yaptıklarını gören oldu mu? Şehir Hastanesini ağızlarına almasınlar sakın! Millet, eski devlet hastanelerini arıyor mumla! Ne hızlı tren geldi, ne istihdama yönelik adımlar atıldı! Yamula barajının sulama kanalları yapılacaktı hani?
Kayseri insanının girişken, çalışkan, azimkâr yapısı da olmasa, işimiz Allah'a kalır!
* * *
Kayseri Belediyeleri, ıvır zıvır şeyleri reklam panolarına taşıyarak, kendilerini dev aynalarında gösterme yerine; reklam bütçelerini Kayseri dışında harcasaydılar; şehrimizin tarihini, kültürünü, dağını, bağını tanıtsaydılar, daha hayırlı bir iş yapmış olurlardı.
İletişim: ayhangulsoy1@gmail.com

