Değerli okuyucularım,
   Bugünkü yazıma bir soru ile başlayacağım. Bakalım doğru yanıtı bulacak mısınız? Sonrasında yanıt seçeneklerini birlikte değerlendireceğiz.
   Soru şu:
I- “Bu tür afetler bizler için büyük bir imtihan ve bu konuda Müslüman olmanın, teslimiyetin en güzel örneklerini vermişiz.”
II- “Biz biliyoruz ki, Allah’tan geldik hepimiz. Allah’a gideceğiz. Depremde ölenlerin şehit olduğunu biliyoruz.”
III- “Gayretullah’a dokunmak edebiyat değildir. AİDS, ebola virüsü… Avustralya, Çin gayretullaha dokundu azap geldi. Maazallah, biz de zinayı, livatayı yasallaştırarak, Allah’ın helal kıldığı yaşta evliliği tecavüz sayarak, mutlu yuvaları bozarak gayretullaha dokunmayalım. Az kaldı.”
IV- “Kamuoyunda algı çok iyi.”
V-  “Her şeyimiz gitti, her şeyimiz enkaz altında. Çocuklarım sokakta. Dört gündür devlet büyüklerimin gönderdiği yardımlardan hiçbir şey alamadım.”
   Yukarıdakilerden hangileri, 24 Ocak 2020 günü saat 20.55’te merkez üssü Sivrice olan 6,8 büyüklüğündeki Elazığ-Malatya depremi ile ilgilidir?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I, III ve V
D) II, III ve IV
E) Hepsi
   Birlikte değerlendirelim mi?
   I’de ki anlatım, deprem bölgesini ziyaret eden Cumhurbaşkanının yıkılan bir binanın enkazı altında kalarak can veren bir anne ve oğlunun cenaze namazı sonrasında yaptığı konuşmadır.
   II’de ki anlatım, deprem bölgesini ziyaret eden ve Mevlana Cami Taziye evinde başsağlığı konuşması yapan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a aittir.
   III’de ki anlatım, Yıldız Teknik Üniversitesi profesörü Bedri Gencer’in 25 Ocak 2020 gün ve saat 11:56’da Twitter’deki paylaşımıdır.
   IV’de ki anlatım, 25 Ocak 2020 günü İçişleri Bakanı’nın, Çevre ve Şehircilik Bakanı ve Elazığ Valisi’nin katılımı ile düzenlediği basın toplantısında, Elazığ Valisi’nin İçişleri Bakanı’na söylediği ve mikrofondan duyulan ifadesidir.
   V’de ki anlatım, enkaz altından çıkartılan depremzede Zülfiye Kasap’ın ağlayarak yaptığı konuşmadır.
   Neymiş doğru yanıt? A değil, B de değil, C ve D değil. Doğrusu E hepsi.
   Deprem kuşağında bir ülkeyiz. Aralarla küçüklü büyüklü sarsılıyoruz. Hem de hemen her bölgemizde değişik zamanlarda. Yıkımlar, enkazlar, kurtarma çalışmaları, cansız bedenler, hastaneleri dolduran yaralılar, çadırlar, yardımlar, dayanışma örnekleri… Her deprem sonrası bu görüntüler. En az on gün sürüyor yankısı, kitle iletişim araçlarında.
   Kahroluyoruz, bir panik, bir tedirginlik alıp başını gidiyor. İktidarı, muhalefeti, sosyal medyası konuşuyor, eleştiriyor, yazıyor da yazıyor…
   Sonrası önlemler mi dersiniz?
   Japonya, Küba, Amerika da sallanıyor. Hem de büyük ölçeklerde. Ne bir yıkım, ne bir can kaybı. Sanki geri bıraktırılmış ülkelere aitmiş gibi bu depremler. Onun için mi bizde ve geri bıraktırılmış ülkelerde “kader” olarak nitelendiriliyor?
   Depremin ardından TBMM’de Deprem Araştırma Komisyonu kurulması önergesi veriliyor. Bu önerge, Meclisin 28 Ocak 2020 Salı günü yapılan Birinci oturumunda iktidar kanadı milletvekillerinin oyları ile reddediliyor.
   Evet sık sık sallanıyoruz, ama bir şeyler de saklanıyor halkımızdan.
   Yaşayacağımız bütün günlerimiz aydınlık olsun.
İletişim: bilgesay.haluk@gmail.com