Ramazan ayına askerlerimiz şahadet şerbeti içerek girdi. Üst üste iki acı haber aldık. Şırnak’ta askeri helikopterin düşmesi sonucu 13, Diyarbakır’da ise 3 askerimiz şehit oldu. Kayserimiz dahil 16 ocağa ateş düştü, ailelerin yüreği yandı köz oldu. Anne-babalar evlatlarını yitirdi, çocuklar babasız kaldı, kadınlar eşlerini kaybetti. 16 ailenin ocağı söndü.
Şırnak bölgesinde teröre karşı mücadele eden ve operasyonları yöneten tüm komuta karargâhı; tümgeneral, albay, yarbay, binbaşı, yüzbaşı, üsteğmen, başçavuş ve uzmançavuş hepsi şehit!
Şehit Yarbay Songül Yakut, ilk kadın ilçe Jandarma Komutanı olarak şehidimiz oldu. FETÖ kumpasıyla görevinden uzaklaştırılmış, verdiği hukuk mücadelesiyle görevine geri gelmişti. Görev yaptığı bölgelerde aile içi şiddete karşı verdiği mücadele ile kadınlarımıza destek oluyordu.
Şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın, 15 Temmuz akşamı birliğini arayıp “Hiçbir asker dışarı çıkmayacak” emrini veren vatanseverdi. Askerleri o kadar çok severmiş, dertleşirmiş, yardımcı olurmuş ki lakapı “Asker Aydoğan” dı!
Bizler soframızda ezan okunmasını beklerken, saniye hesabı yaparken, Şehit Binbaşı Koray Onay, babasıyla konuştuğunda vazifelerinden dolayı orucunu 1,5 saat sonra açabildiğini söylemiş.
Bu acı çok zor, bu acının tarifi yok...
Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın internet sitesinde yer alan duyuruya göre 172 helikopterde engel tanıma sistemi bulunmuyor. Helikopterin düşmesini engelleyecek “Engel Tanıma Sistemi” alımı Mart 2017 den beri neden bekler ki! Son 10 yılda 5 helikopter yüksek gerilim hattına takılarak düştü.
Neden insan canı bu kadar ucuz olur ki...
Düşünün ki sırf mayıs ayında26 askerimiz şehit oldu. 26 Ocak söndü...
Ateş düştüğü yeri yakar diye boşuna dememişler, ne kadar anlıyoruz, yanınızdayız, acınızı paylaşıyoruz desek boş... Giden geri gelmiyor, olan hep kalanlara oluyor.
Kelimelerin anlamını yitirdiği, duyguların çığlık attığı, üzülmekten başka birşey yapamadığımız anlar...
Yine Cennet koktu her yer...
Sahurda 16 eksik, Cennette 16 fazla, Sahurlarını Cennet eyle Ya Rabbim...
Şehit annelerine, eşlerine, çocuklarına sabah olmuyorsa, onların gözüne uyku girmiyorsa, onların yüreği yanıyorsa, bizler de yataklarımızda rahat uyumayalım!

