Yüksek kan şekeri ile seyreden metabolik bir hastalıktır. Ülkemizde ve tüm dünya da önüne geçilemeyen ve gittikçe artan bir salgın halini almıştır. Ya bir insülin eksikliği veya insülin duyarlılığında bir azalma söz konusudur.
   Dünya da her 10 kişinin 1‘ inde şeker hastalığı mevcuttur ve de 6 saniyede 1 kişi diyabet veya diyabet kaynaklı hastalıktan ölmektedir. Türkiye’de şeker hastalığı oranı  %14 iken Kayseri ve civarında %20’ye dayanmıştır.
   İnsan da açlık kan şekeri (AKŞ): 70-100MG/DL’dir. 100-125MG/DL arası bozulmuş açlık glikozudur. 126 MG/DL ve üzeri tipik şeker hastalığı belirtisidir. Tokluk kan şekeri (yemekten 2 saat sonra): 140MG/DL ve altıdır. 140-200MG/DL arasında bozulmuş şeker toleransıdır.
   200MG/DL ve üzeri tipik şeker hastalığı kanıtıdır. Hba1c: 3 aylık şeker ortalaması ölçütüdür. Hasta takibinde çok değerlidir. Normal de %6,5 ve altında olmalıdır. %7 ve üzeri gene tipik DM(Şeker hastalığı) kanıtıdır.
   DM’nin başlıca belirtileri: Çok su içme, çok ve sık idrara çıkma, aşırı susama hissi ve ağız kuruluğudur. Ayrıca kaşıntı, aşırı iştah, kilo alma, halsizlik, yorgunluk ve de aşırı zayıflama olabilir.
   Hastalık nedenleri:
a- Obezite (Şişmanlık)
b- Aile de şeker hastalığı öyküsü
c- İlerlemiş yaş
d- Hareketsiz yaşam
e- Aşırı stres
f- Gebelikte kilolubebek doğumu ve şeker hastalığı oluşumu gibi…
   Birçok DM(şeker hastalığı) türleri var. En önemlileri:
   1- Tip2 DM(İnsülin direnci olan DM) : Bu tipte insülin yeterli olabilir ancak insüline hassasiyet azalmıştır. 35-40 yaşlarından sonra sık görülür.
   2- Tip1 DM ise genellikle çocuk yaşta başlar. Dışarıdan insülin almak zorunluluğu vardır. Ailevi bir yanı da vardır.
   Şeker hastalığı insanda tüm vücut damarlarını tutabilir, tıkayabilir. Böbreği tutar ve böbrek yetmezliğine sebebiyet verebilir. Gözleri tutar, körlüğe kadar neden olabilir. Kalp ve beyin damarlarını tutar, kalp yetmezliği ve beyin de felçlere kadar gidebilir. Kısacası, vücudun her kesimine giden damarları bozabilir.
   Şeker hastalığı (DM hastalığı) olan kişi, derhal diyabet eğitimi almalıdır. Beslenme konusunda tam olarak bilgilendirilmelidir.Yaşam tarzını değiştirerek, sürekli hareket etmelidir. Ağır sporlara gerek yok, normal bir yürüyüşle günde en az 5000 adım atmalıdır. Fazla kilosu varsa bundan kurtulmalıdır. Hastalar doktorları ile sürekli irtibat halinde olmalıdır. Kontrollerini düzenli olarak yaptırmalıdır. DM Yunanca şekerli idrar anlamına gelir. Her türlü kan ve idrar tahlilini yaptırıp doktoruna sunmalıdır. Tablet veya insülin tedavilerini hassasiyetle uygulamalıdırlar.
   Kayseri’mize özel bir takım önerilerim olacaktır. Unlu mamulleri oldukça azaltmalı mümkünse SİES (Gacer buğday unu ve bulguru) kullanılmalıdır. Bu unlarda Glüten ve şekere dönüşen maddeler oldukça azdır. Bundan yapılan 1 dilim ekmek , diğerlerine nazaran 2-3 dilim ekmeğe eşdeğer doyuruculuktadır. Yemeklerimiz de Akdeniz mutfağına (sebze, yeşillik ve zeytinyağlı) ağırlık verilmelidir.
   Son sözüm hastalığın ileri safhalarına gelmeden yediğimizin yarısını yiyelim, yürüdüğümüzün iki mislini yürüyelim lütfen.
   Kalın Sağlıcakla
   İletişim; ysdemirel@yahoo.com