Sabah erken saatte kalkıp geceden yağan yağmurların yıkadığı ağaçların gözyaşı döker gibi sarıdan yakut rengine kadar her tonda renklerle döktüğü yaprakları seyrettim…
   Boynu bükülmüş ağaçların kuruyan dalları, sararan yaprakları bana hep hüzün vermiştir. Oldum olası sonbahar beni duygulandırıp, hafif romantik, hafif melankolik yapar.
   * * * * *
   Hazır poşet çayımı elime alıp, sonbahar sabahının soğukluğunda koltuğuma gömülüp renk cümbüşüne dönmüş bahçeleri, uzaktan sararan Ali Dağı'nı seyre daldım. Tomurcukları iyice azalan güz güllerime, bahçıvan güzeli diye isimlendirdiğim ( bahçe ve çiçek yetiştirmeyi çok sever ) sevgili eşimin her renkten yetiştirdiği sandallar, ismini bilmediğim beyaz, sarıpapatyamsı çiçeklerinin benim güllerimden daha coşkulu olduklarını gördüm. Eee ne de olsa gül daha nazlıdır!
   * * * * *
  
Sonbaharla ilgili şarkı ve şiirleri hatırlamaya çalıştım. Aklıma gelenlerin hemen hepsi hüznün, ayrılığın, özlemin, yalnızlığın anlatıldığı sözcüklerden oluştuğunu gördüm. Birkaçını mırıldandım;
   - Seninle bir sonbahar günüydü tanışmıştık,
   - Her sonbahar gelişinde sen gelirsin aklıma,
   - Böyle mi esecekti son günümde bu rüzgar,
   - Bütün kuşlar vefasız, mevsim artık sonbahar…
   * * * * *
  
Aklıma gelen daha onlarca şarkı sözü hep beni geçmiş yıllarıma, özellikle lise çağlarıma götürüyordu. Üniversite yıllarım da… Güzelim İstanbul'umuzda ne yazık ki yıllarım, dersler, projeler ve İTÜ futbol takımında oynadığım futbol maçları ile geçmiş, fırsat bulup çok sevdiğim İstanbul'un doyumsuz güzelliklerini yeterince yaşayamamıştım. Geleceğe dair memleket, iş ve mesleki hayallerimiz vardı. Şimdi bugün bu yaşta ‘Keşke o günlerin hakkını daha fazla verseymişim’ diye düşünüyorum. O günler, o gençlik ne yazık ki bir daha geri gelmiyor. Gerçi ben her yaşın hakkını fazlasıyla verdiğimi biliyorum ama divane gönlüm doymamış demek ki!
   * * * * *
  
Evet, hazan beni hüzünlendiriyor, sık sık duyduğum dostlarımın hastalık haberleri ya da kayıp haberleri ile üzülüyorum. Bu hüzünlü durumdan kurtulup güzel sonbahar anılarımı düşünmeye çalışıyorum. Barselona’da ki son günümüzde, yağmur çiselerken cennet gibi bahçelerinde eşimle yaptığım yürüyüş, Floransa'da ki tepeden ( galiba ismi Montciuk idi ) sanatın, Rönesanssın merkezini, renk cümbüşü içinden geçen ırmakla Leanordo tablosu gibi gözüken görüntüler, Lugano, Milano'nun güzel ağaçlı caddeleri geldi aklıma.
   Evet, güzel günlerim olmuştu sonbaharda…
   * * * * *
  
Evet, bahçeler hazan olmuş, mevsim sonbahar, her şeye rağmen gönlüm ilkbahar. Saçlarıma karlar yağmış, yüzlerimde kırışıklıklar, yaşım altmış yedi ama gönlüm yirmi yedi.
   * * * * *
  
Lise yıllarımda aklımda kalmış bir dörtlükle her kese mutlu sonbahar günleri diliyorum.
   Sararan çimenlerin yeşilliğini, solan çiçeklerin güzelliğini,
   Hiç ama hiç bir şey geri getiremez,
   Fakat her şeye rağmen,
   Hayat, yine de yaşamaya değer.