Topu topu iki ya da üç sözcükten oluşur deyimlerimiz. Ama diyeceğini kısa yoldan der, lafı sündürmez, derdini tez anlatır. Dakikalarca konuşmaktansa, iki-üç sözcükle hedefi on ikiden vurur.
“Tırnak sürüştürmek” deyimi de bunlardan biri.
Tırnak sürüştürmek, “İki kişi arasındaki anlaşmazlığın artmasını kolaylaştıracak işler yapmak; kavgayı körüklemek...”
***
Mahallede, köy ve kasabalarda çocuklar, gençler bir anlaşmazlığa düştüklerinde; iş kızışmaya, kavgaya doğru evrilir. Kavganın büyümesini isteyenler, tırnak sürüştürür:
-Vur gözünün üstüne, belası bana gelsin!
-Korkma lan, arkanda ben varım!
Akıl öfkeye kapılmaz, bilinç penceresinden bakar olaya.Bir soluk alır. Az zamanda çok şey düşünür. Hapishane, hastane, kan, gözyaşı...
Bir başka deyimimiz, önüne geçer azgın öfkenin:
-Git başımdan kör şeytan!
***
İkinci Dünya Savaşı, Türk dış politikasının ne büyük manevralarla ve soğukkanlılıkla yürütülmüş olduğunu gösteren örneklerle doludur. Savaşın ilk iki yılında, Avrupa'nın yarısını yutmuş Hitler ve Almanya bir yanda; İngiliz’i, Fransız’ı Amerikalısı başta olmak üzere kapitalist Batı dünyası diğer yanda; dev gibi ağzını açmış Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Stalin öte yanda...
***
Üç koldan sıkıştırılmış Türkiye, o yılları (1939-45)akıllı dış politika ve diplomasi becerisi ile atlattı. Altı yıl süren savaş bittiği zaman,elli milyondan fazla insanın öldüğü/kaybolduğu anlaşıldı...
Yarısı sosyalist Rusya'nın güdümüne girmiş; yanmış, yıkılmış bir Avrupa; ikiye bölünmüş, çökmüş bir Almanya kaldı, İkinci Dünya Savaşının sonunda.
Türkiye, her an savaşa girecekmiş gibi her türlü hazırlığını yapsa da;yokluk, yoksulluk çekse de; savaşa girmeden kurtulmuş oldu. Tek bir insanımızı kaybetmeden, o belayı savuşturduk, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü başta olmak üzere, o günkü dış politikamızı belirleyen kadrolar sayesinde...
***
Askerlerimiz, Suriye'de, hiç olmadığı kadar ciddi günlerden geçiyor şimdi...Suriye devleti ile başımızın belada olması yetmezmiş gibi; son yıllarda ‘aramızdan su sızmıyor’ görüntüsü verdiğimiz Rusya, ‘tırnak gösteriyor’ artık bize! Soğukkanlı ve bilinçli stratejilere, taktiklere ihtiyacımız var.
Böyle puslu bir günde ABD'nin nasıl ‘tırnak sürüştürdüğünü’ de hepimiz görüyoruz.
Aldanacak mıyız?
İletişim: ayhangulsoy1@gmail.com

