Konu Kayserispor olunca  ‘Biz bu filmi çok gördük’ sözcüğü akla ilk gelenlerden oluyor maalesef.
   Yıl geçmiyor ki Kayserispor’da bir deprem olmasın, ay geçmiyor ki Sarı Kırmızılı kulüpte söz düellosu olmasın!
   Bugün yaşadıklarımızdan kulüp için sıradanlaşan bir konu... Erol Bedir geldiğinde umutlanmış, uzun vadeli bir başkan demiştik ama Recep Mamur’un rekoruna ulaşamadı bile...
   Yalnız bu tür kulüplerde önlem kurumsal bazda alınmalı, günü kurtarmak adına alınırsa sonucu bundan farklı olamaz. İşte bugün ki sonuç!
   Şeffaflık Türkiye’nin ana konusu olduğu gibi Kayserispor’un da ana konusu şeffaflıktır… Borçlu kulüp deniliyor evet kulüplerin yüzde yüzü borçlu ama her kulübün divan kurulu var, hesap verdiği bir mercii var ama maalesef dernekler statüsüyle yönetilen kulüpler de bu yok ve bir türlü de olmuyor… Ben kulübün borcuna inanıyorum diyelim ama öte adam inanmıyor. Bir başkası daha farklı cepheden bakıyor. Derken dürüstlük, şeffaflık mumla aranır oluyor. Eğer bu kulübü kurtaracaksanız öncelikle şeffaflığı esas alın.
  
Sezon başından beri transfer sorun, para sorun, gidecekler sorun, kalacaklar sorun, kulüp bir türlü rayına oturtulamadı ki?  Hikmet Karaman çıkıyor, esnafı vatandaşı suçluyor, başkan çıkıyor illaki suçlayacak birilerini buluyor. Yahuu kardeşim takımı esnafı kuruyor, transferi vatandaş mı yapıyor.  Suçlu belli zaten, aramaya ne gerek var...
   İstikbal Mobilya’nın başındaki şahsiyet hemen hemen her konunun içinde. Evet, sponsor olmuş  ‘Allah razı olsun’ ama direktif makamı değil. İnşallah duyduğum gibi değildir, kulübün iç işlerine karışmış olur o zaman!
   Şimdi duyduğun ne diyeceksiniz,  hemen özetleyeyim. Hikmet Hoca istifa ettiğinde yönetime ‘Biz Hocayı seviyoruz istifasını kabul etmeyin’ türünden bir şey söylenmiş ve yönetimde bu yönde karar vermiş. Duyduğum bu ama Erol Bedir’in başkan olduğu bir kulüpte bu varsayımdan öte değildir,  uydurmadır diye tahmin ediyorum... Sponsor firmanın CEO’su böyle işlere karışmaz, hatta ve hatta karıştırılmaz diye düşünüyorum.
   Zira efsane onursal başkan Özhaseki’nin olduğu yerde kulüp ortada kalmaz. Bugün geçici bir başkan olur, yarın kalıcı bir başkan bulunur. Bu marka değeri sokağa atılmaz diye düşünüyorum...
   Ancak durum iç açıcı değil. Bugüne kadar iyi giden işler birden niye bozulur tahmin bile edemiyorum ama yapılması gereken şu.  Öncelikli olarak şeffaflık ve öncelikli olarak geniş tabanlı yönetimdir. Örneğin Kayserispor’u çok seven Milletvekilimiz Baki Ersoy’un da, Erol Bedir’in de, Reçcep Mamur’un da onaylayacağı bir yönetim oluşmalı, hesaplar bir bir ortaya dökülüp halk bilgilendirilmeli, aksi halde bu iş dedikodudan daha ötesi kavgaya gider haberiniz olsun...
   Kayserispor bizim markamız, Kayserispor bizim çocukluk aşkımız, Kayserispor varlığı ile iftihar ettiğimiz gurur duyduğumuz bir kurum. Bunu iki arada bir derede bırakmayın. Olursa bir kez daha ‘temiz bir sayfa’ açın. Açın ki küsler, dargınlar bir noktada buluşsun, Teknik patronlar da şehri karşısına alacak açıklamalardan kaçınsın.
   Örnek mi?
   Sayın Karaman’ın dediği ‘futbolcuyu şehre göndermem’ çok ucuz bir tehdit.  Zaten futbolcunun şehre inip bir kafede, bir lokantada oturduğu, bir çarşıda gezdiği mi var. 
   Bunları yapmayın,  gerçekten gerçekleri görün, yazık etmeyin şu kulübe, yazık etmeyin şu değere, yazık etmeyin bu şehre.